Saatlerce konuşurdum,
Kendime, kendiliğimden.
Ne konuşuyorum diye merak ederlerdi,
Seni derdim onlara,
Derdim sen olduğundan. 
 
Maceradan maceraya atılırdım,
Acıların nihavend makamında,
Elbette Kamil insan olacağımdan değildi,
Hepsi seni sevmek için birer aşama.
 
Metotlarım yanlıştı belki de,
Üzülmek bahaneydi ondandır,
Belkide, solan son çiçek, solarken güldü,
Kim bilebilir ki,
Hüzünlerin ardında neler saklı.
 
Her 'şey' bir bahaneden ibarettir,
Eğer ortada 'sen' yoksan durum kasvettir,
Elbette her şeyi sayın Tanrı diler, bu kaderdir,
Ne yaparsak yapalım,
Ölmediysek, kaldığımız yerler cehennemdir.
 
Saat gecenin üçü,
Dünya'nın ışıkları tamamen kapalı,
Sana sesleniyorum ey ulu Tanrı,
Açar mısın ışıkları?
 
Kapanış, belki de teslimiyettir,
Tanrı dedim lakin, O Allah'tır hatta Azze ve Celle'dir,
Tanrı ile Allah arasındaki fark ise,
Sen ile Ben gibidir ...