• Sandıkçı Şükrü Türküleri 4

  • Kale yokuşunda sipere yattım
    Hükümete şehre çok fişek attım
    Tatlı yemeğime zehiri kattım
    Ancak kendimden kestim gümanı
    Sene 1320'de geldi emirler
    Asker silahıyla dolu gemiler
    Trabzon Valisi kellemi diler

    Baktım ki Varilci durur bir yana
    Arkamı çevirdim inandım ona
    Ne bilirdim puştluk edecek bana
    Dünyada puşt olan namdar olmaz

    Kalk Sandıkçıoğlu yürü meydana
    Duymadın yıkıldı o kayıkhane
    İmansız gidersin tez gel imana
    Karada gezenin imanı olmaz

    Mağmura vardır ikiyüz hane
    Osman Süleyman Ekref'in yane
    Dağılacaktır bütün cihane
    Yürü Reis yürü yok mu bi çare
    Yürekten yanana olmaz mı çare
    Hükümetin önü döndü mahşere
    İğneyi bıraksan düşmezdi yere
    Koca Sandıkçı'nın gövdesi yerde
    Puştluktan vuruldum ona yanarım

    Hava birden esti yelken dolaştı
    Reis birader dümeni koyverdi kaçtı
    Yürü Reis yürü yok mu bi çare
    Yürekten yanana olmaz mı çare
    Urusba'ya vardım sabah üzeri
    Dumandır gözlerim görmez bir yeri
    Koca Sandıkçı'nın soldu gözleri
    Puştluktan vuruldum ona yanarım

  • Anonim

  • Rize

  • https://www.turkudostlari.net/soz.asp?turku=2800
  •