119.
Mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün
Hezec . - - - / . - - - / . - - - / . - - -
 
01. Salınduŋ bu yaŋa serv-i hırâmânum safâ geldüŋ
 Salup ben hâküŋe sâye yüzümüze basa geldüŋ
Dökerse su ayağuŋa ‘aceb-mi çeşm-i giryânum
Ėdüp merdümlük ėy serv-i revânum bu yaŋa geldüŋ
03. Diyâr-ı dâr-ı gurbetde unudulmış-iken bendeŋ
 ‘İnâyet eyleyüp devletlü sultânum aŋa geldüŋ
04. Düşersin sen de ‘ışka gel bize cevr eyleme dėrdüm
 Bi-hamdi ’llâh sözümüze hele ėy bî-vefâ geldüŋ
05. VUSÛLÎ kara günlü kalmış-iken şâm-ı hicrânda
 Göŋülden toğduŋ ėy mihr[üm] güneş gibi çıka geldüŋ
 
 
01 Nazlı sevgilim, bu tarafa doğru yöneldin hoş geldin; ben toprak olmuşu himaye
ettin, başımız üstünde yerin var.
02
 Ey servi (gibi) yürüyen (sevgilim)! İnsanlık edip bu tarafa geldin ya; ağlayan
gözüm senin ayağına su dökerse buna şaşılır mı? 03
 A aziz sultanım! Kölen gurbet yurdunda unutulmuşken sen iyilik edip onu yad
ettin/ona geldin. 04
 Ey vefasız! “Sen de bir gün aşka düşersin gel, bize eziyet etme” derdim;
Allah’a şükür hele sözümüze geldin. 05
 Ey güneş (gibi olan sevgili)m! Vusuli, ayrılık akşamında bedbahtken, güneş
gibi gönülden doğup çıkageldin.
 
 Hakan TAŞ, VUSÛLÎ [ö. 1592], DÎVÂN [İnceleme-Metin-Çeviri-Açıklamalar-Dizin], T. C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3308 KÜLTÜR ESERLERİ Ankara 2010