sağanak ruhlu bir adam
elleri cebinde
köşe başında
duruyor
üstünde kirli elbiseler
temizliğe anlam katıyor
dargın ya da huysuz ayakları
bastonu eşlik etmeye çekiniyor
yorgun veyahut asi bir gülüşü
içten
ve rengarenk
ders kitabı kadar açık
şiir kadar demli bir ses tonuyla
hey ahali demeyi içlendi
utandı
yada anlatamadı
bakışlarında bir kuş ölüsü
ve yıllanmış yaşanmışlığın ağır korkusu
öğüt vermeye çekindi
kahvehanede okey oynayan kalabalığa
kimisi görmezden geldi
kimisi kalkıp yerini verdi
sustu
ve bir daha konuşmadı
anlayan ne demek istediğini
çoktan anlamıştı
Mahsun Özkan