Saatnameler

Eski Türk edebiyatında  kullanılan nesir türlerinden biri de Saatnamelerdir.  Saatnameler ; Melhame, İlmi Nücum , Yıldızname, Kuranname ve  Duanameler  gibi  astrolojik inançları dini bilgilere aktarmaya çalışan  eser türlerinden biridir.

Bu gibi eserler  bir yandan eski devrin astrolojik inançlarına dayanırken diğer yandan da  dini inançlarla karışık olarak gelecekte  olacakları anlamaya çalışan ve olacaklardan haber veren eserler olarak dikkati çekerler.  Eski edebiyatta astroloji ile iligili olarak saatname, ruzname, şemsiyye, yıldızname, sebaa-i seyyare ve saaat-i zamaniye, ilm-i nücum ve benzeri adlarla çeşitli eserler ve konular kaleme alındı.

İlk saatname eserlerinin 14. 15. Yy dan itibaren edebiyatımızda yer alamaya başladığı  bu eserlerden ilkinin  de  Hìbetu’llah ibni İbrahim adlı müellfin yazmış olduğu  “ Saatname” adlı eser olduğu sanılmaktadır. (Süleymaniye Kütüphanesi Serez-1609 - H.1103(1691-  Süleymaniye Kütüphanesi Laleli- 1378 numarayla kayıtlı  H.1130(1718)[1] Fakat bu saatnameler günümüzdeki saat kavramının ifade ettiği  anlama hayli  uzak astroloji  ve burçlar ile ilgili eserlerdir.

İnsanlar  zaman kavramının oluşumuna, kader,  karakter , geçmişte ve gelecekteki  ve tabiat olaylarının oluşumuna sebep olan  amiller üzerinde düşünmüşler   yıldız sistemleri ile burçların , bu oluşumların müsebbibi olarak görmüşler   ve bu inançlarına uygun faraziyeler geliştirimişlerdir.  Eski Sümer , Babil, Eski Mısır, Hint, Eski Çin, Maya, Eski Yunan, Roma ve Arap uygarlıklarında da bu inançların ve faraziyelerin olduğu görülür.  Bu faraziyelere astroloji denmiş İslam edebiyatında ise buna İlmi Nücum adı verilmiştir.  ( bkz-AY GÜNEŞ YILDIZ VE FELEK İLİŞKİSİ İLE DİVAN ŞİİRİ - Ay- Mah- Mihr- Spihr- Bedir ve Kamer Mazmunu

Eskilerin Kozmo İnancı  ve İlmi Nücum

Eski devirlere göre  her gezegen  dokuz kattan oluşan gök tabakalarından birinde bulunur,  Yıldızlar ve gezegenler  insanların talih, baht ve kader gibi yazgılarını tayin eder ve düzenlerdi.  Dünya  kâinatın merkeziydi ve  felekler iç içe geçmiş soğan zarları gibi dünyayı çevreliyordu. Dünya göğünden başlayarak yedi gezegen  yedi feleğin gezegeniydi. (Pala, 1995; 164)  ve bunlar sırasıyla Ay, Utarit, Zühre, Güneş, Mirrih, Müşteri, Zühal, sabit yıldızlar ve burçlar ile onların en üstünde bulunan  Atlas feleği  idi. Atlas en üstte olduğundan  felek-i a’zam, felekü’l-eflâk gibi adlarla  anılırdı.

Atlas yirmi dört saatte bir devrini tamamlıyordu.  Atlas’ın dönüşü  doğudan batıya doğru oluyor   dönerken diğer   felekleri de  bu döngüye zorluyordu. Diğer felekler ya Atlas  ile  doğudan batıya dönüyor;  ya da , batıdan doğuya doğru tersinden  dönüyorlardı.  Diğer felekleri de kendi istikametinde dönmeye zorlayan atlas  ile diğer sekiz felek, insanların  üzerinde   olumlu ya da aksi durumlar ortaya çıkarıyor,diğer feleklerin  düzenlerini bozuyordu.  [2]

Felekler dönüşlerine göre insanların geleceği işaret etmiş oluyor,  Nücum ilmi  ile uğraşanlar feleklerin dönüşlerine, burçlara ve evlerine bakarak  gelecekte i iyi veya kötü olabilecek olayları yorumluyorlardı.   Nücum ilmine göre  göre  yeryüzünün bulunduğu katman Felek’i evvel , Ay’ın bulunduğu katman, İkinci felek, Güneşin olduğu kat ise dördüncü felekti.   Örneğin Felek-i evvel Cuma gecesi ve pazartesine hakimken diğer günler diğer feleklerin  hakimiyetindeydi. Yerden sonraki ilk sema da  yani biirnci kat gökte bulunan Ay, zaaf, acizlik, cehalet, nemime  (kırıcı, üzücü ve dargınlığa sebebiyet veren laf taşıyan- koğucu, fitneci, fesat) , ahyar( dünyanın düzenini sağladıklarına inanılan rica’ül gayb şeyler)  ve hareket gibi özellikler taşıyor ve insanlara bunları aktarıyordu. ( bkz: Ay- Mah- Mihr- Spihr- Bedir ve Kamer Mazmunu)[3]


Saatnamelerin Genel Özellikleri

Saatnameler, uğurlu veya uğursuz  zamanların nasıl belirleneceğini  gece ve gündüüzn çeşitli saatlerinin   çeşitli hususiyetlerini,   bu saatlerde edilmesi gereken ibadetleri ve okunması gereken duaları vb belirlerler.  Ayrıca saatnameler  zamanın özelliklerini ve hikmetlerini yedi yıldız 12 burca dayalı olarak anlatırlar.  Haftanın yedi gününü   ve bu günleri temsil eden  yıldızları , yedi günün  yedi vakte bölünmesini ve  bu vakitlerde hangi yıldızın  etkili olduğunu bildiren eserlerdir.  Haftanın yedi günü her günün yedi vakti bu günler  ve vakitlerde etkili olan yıldılzar,  bu günler ve vakitler ile ilgili oluşan  Tevrat, Kuran ve çeşitli doğu kültürlerinden gelenerek islami kimlik kazanan efsaneler, inançlar,  bilgiler ve öğütler verilmektedir.

Saatnameler dini bilgilere ve alametlere de dayalı olarak "belirlenmiş on, kıyamet günü" ve bu günlerin özelliklerini de anlatan eserlerdir.


Hìbetu’llah ibni İbrahim’in  Yazdığı  Saatname'nin  Konusu 

Hìbetu’llah ibni İbrahim’in  Yazdığı  Saatname  Prof. Dr. Ahmet BURAN   tarafından   tenkitli metin olarak incelenmiş ve  yapılan çalışma yayınlanmıştır . Prof. Dr. Ahmet BURAN bu eserin konusunu şu şekilde özetlemiştir: 

"Eser bütünüyle dini, didaktik bir eserdir. Bir çok mesele, ayet ve hadislere dayandırılarak açıklanmakla birlikte, verilen bilgilerin büyük bir kısmı da efsane ve rivayetlere dayanmaktadır. Özellikle cennet, cehennem, melek (ferişteh), huri, şeytan gibi kavramlar Kuran ve hadis ile bildirilen özelliklerinin de ötesinde, farklı bazı boyutlarıyla anlatılmaktadır. Yine gece ve gündüzün, mevsimlerin, yağmur ve karın oluşumu, kendine has bazı tespitlerle anlatılmaktadır. Bu eserde, “akşam saati, gökler saati, uyku saati, gaflet saati ve arş saati ” şeklinde adlandırılan beş farklı saat söz konusudur"

"Hìbetu’llah ibni İbrahim’in yazdığı eser daha ziyade İnsanları iyiye, güzele ve doğruya yönlendirmek, günahlardan ve kötülüklerden korumak ve ahiret hayatına hazırlamak amacıyla kaleme alınmıştır."[4]

 KAYNAKÇA 

[1] Ahmet BURAN, TÜRKÇE SAATNAMELER VE HİBETU’LLAH İBNİ İBRAHİM’İN SAATNAMESİ, https://journals.manas.edu.kg/mjtc/ oldarchives/2004

[2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/ay-gunes-yildiz-ve-felek-iliskisi-ile-divan-siiri/85045

[3] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/ay-gunes-yildiz-ve-felek-iliskisi-ile-divan-siiri/85045

[4] Ahmet BURAN, TÜRKÇE SAATNAMELER VE HİBETU’LLAH İBNİ İBRAHİM’İN SAATNAMESİ, https://journals.manas.edu.kg/mjtc/ oldarchives/2004