Bağteten sâbit olup gurre firâşında imâm
Hâb içün yatmış iken etdi terâvîhe kıyâm

Baş kaldırmadılar öğleye dek uyhudan
Yevm-i şek zevkına hazırlanan ahbâb-ı kirâ

Serdi-i fasl-ı bahâr etmiş iken tab’a eser
Ataş-ı rûze ana kıldı mükâfat tamâm

Şu soğuk günlere bir pâre ısındırdı bizi
Bir gün evvel erişip geldi hele mâh-ı siyâm

5 Pâsbân verdi kudûmiyle cevâb eyleyene
Ramazan geldi mi âyâ diyerek istifhâm

Çeşm-i Zerkâ-yı Yemâmeyle mi bakdı bilmem
Nazar-ı şâhide ahsentü zihî dikkat-i tâm

Bilemem ben de şâhidde mi takvimde mi
Hele bir kizb var ortada budur sıdk-ı kelâm

Ehl-i keyfin birisi der ki behey sultânım
Aydın ay bellü hesâb olmadı şa’bân tamâm

Bir iki meblağ-ı berş ile urup öldürecek
Geldiler eylediler böyle cihânı sersâm

10 Olacak oldu hemân çâre ne şimden sonra
Edelim hükm-i kazâ destine teslîm-i zimâm

Şevkımız şimdi ana düşdi ki in-şâ’allah
Ola sıhhatle selâmetle meh-i rûze tamâm

Kıla erbâb-ı dili âb-ı hayâta sîr-âb
Erişüp Hızr gibi âh mübârek bayrâm

İbtidâ ıyd gün icrâ-yı merâsimle geçüp
Gecesi dahı olup maslahat-ı hâb tamâm

Çün ikinci gün ola böylece ahd eylemişdim
Yine sabr eyleyim ol gün ne direng ü ârâm

15 Çekdirüp pek seheri doğruca Sa’d-âbâda
Tutayım zinde iken cennet-i a’lâda makâm

Varayım hâk-i tarab-nâkine yüzler süreyim
Bir gün olsun alayım bâri felekden bir kâm

Havzdan kevser-i pâkîzeyi nûş eyleyeyin
Kasrdan bûy-ı cinânı edeyim iştişmâm

Iyd ola fasl-ı bahâr ola da Sa’d-âbâdın
Zevkını eylemeyim sıhhat olur bana harâm

Hurrem-âbâda varınca gideyim zevrak ile
Bî-kusûr eyliyeyim seyr-i kusûru itmâm

20 Bir münâsibce refîk ile girersek kayığa
Şevk ile kullanırız gayri bizimdir eyyâm

Sonra havzın öte yanına çıkup zevrakdan
Bir dıraht altına ferş eyliyeyim bir ihrâm

Keç edüp gûşe-i destârımı rindâne geçüp
Oturup eyliyeyim bir iki sâ’at ârâm

Sonra alup elime ney-şekker kilk-i teri
Olayım vasf-ı cihân-dâver ile şîrîn-kâm

Ya’ni hem-nâm-ı şeref-zâ-yı Halîl İbrâhim
Ki cihan buldu anun lütfu ile ziynet-i tâm

25 Âsmân-pâye hümâ-sâye vezir-i a’zâm
Sâhib-i seyf ü kalem mâlik-i nakz u ibrâm

Seyfidir barıka-i hırmen-i âşûb u fiten
Kalemi ebr-i bahâr-ı çemenistân-ı merâm

Add eder beççe-i sîmurgı şikâr-ı lâgar
Hırmenin saha-i tedbirde neşt etdiği dâm

Çarhdan pençe-i hurşîd adını mahvetdi
Pençe buyruldusunun şeş cihete saldığı nâm

Olsa ger bâd semûm-ı sahatından pertâb
Ser-i bed-hâhına tâ haşr yağardı samsâm

30 Olsa ger nâmiye feyz-i nazarından sîr-âb
Çeşm-i âhû bitirir bağda nahl-i bâdâm

Çarhı kim himmet-i vâlâsı temâşâya çıkar
Tâ varır fark-ı sımak üzre eder darb-ı hıyâm

Ahd-i lütfunda kemâl ehline göstermede çarh
Sûret-i mihr ü vefâyı felek-i âyîne-fâm

Hoşdur erbâb-ı dilin serleri mânende-i hum
Sâfdır sîneleri şevk ile mânende-i câm

Şöyledir şöhret-i ihsânı ki şimdi etfâl
İbtidâ lütfunu vasf ile eder vasf-ı kelâm

35 Dîdesi dehşet ile hîrelenir çün huffâş
Peyker-i hançerinin görse dırahşın Behrâm

Âsaf-ı Cem-menîşâ dâver-i gerdun-kadrâ
Ey ki devrin sebeb-i tevbe-i çarh-ı hod-kâm

Sensin ol cûd-ı müşahhas ki zuhurunla senin
Buldu tûmâr-ı neseb-nâme-i himmet encâm

Derinin beste-kemer çâkeridir heft ahter
Şem’inin sûhte pervanesidir nüh ecrâm

İşte geldi der-i iclâline rû-mâl ederek
Ramazâniyye kasideyle Nedîm-i nâ-kâm

Ger kusûru var ise ‘avf kıl ey kân-ı kerem
Tâzedir nazmı eğer olsa da bî-reng ü nizâm

Hoş gelir tab’a hususa ramazân ayında
Bâve-i nev ne kadar olsa da nâ-puhte vü ham

Hak Te’âlâ ede ikbâl ü celâlin efzûn
Emrine râm ola dâ’im felek-i bî-ârâm

Gece gündüz geçe âsâyiş ile evkâtın
Her şebin kadr senin her günün olsun bayrâm    [4]            (Macit 1997: 43-46)