Gizli bir kutuya koydum yaşamın anahtarını
Üzerine kaburgalarımı bağladım ve bağırdım
Sıkı koruyun ha!
Sonra döndüm titreyen ellerime
Avuç içlerimde terlemeler var
Saklı kalan bir hayal ülkesinin anahtarlarını
Yüreğimin odalarında denemişim gibi
Korku terletmiş avuç içlerimi
Ve ben yine korkak bir cesaretle
Denedim…
Çaresiz, umutsuz bir zorlama hamlesi
Tuttum nefesimi ve bağırdım Afrodit’e
Ey güzeller güzeli, artık doğdu senden daha güzeli
Ve kızmış olacak ki tanrı
Semadan bir ahmak ıslatan yağmuru başladı
Saçlarımı ıslattı… AHMAHKTIM
Yine de koştum hiç bilmediğim diyarlara
Yusuf gibi bir kuyuda kaldı bedenim
Ruhum kuşlar kadar özgür
Aklımda çıkmak için zorlayan kelimeler
Dilimde lüzumsuz bir inat
EY TANRIM!
Ya kurtar beni bu kararsızlık halimden
Ya da….. Biliyorsun işte tanrım.
Özgür değilim
Özgür müyüm?
Hürriyet gökyüzünü görmek mi?
Denizlere sarılmak ve bir çay bahçesinde çay içmek mi?
Sevdanın derin hissiyatını gömdüğüm yüreğim
Kaburga parmaklıklarının ardında kalmış
Şimdi ben özgür müyüm?
Gözlerim bir duraktan daha fazla yolcu görmüşken
Kirpiklerim gözyaşlarımı yağmur sanıyorken
Ve benim bu atlas olmuş yüzüm
Sürekli yağmur görüyorken
Giden her yolcu
Bir elvedaya sığmıyorken
Tanrım!
Ben özgür müyüm?
Eğer değilsem hürriyetimi vermelisin
Ve eğer özgürsem
Bunu hissetmeliyim
 
Emir MİTHAT         instagramdan takip ederseniz memnun olurum paylaşımların instagramda sürekli olarak devam etmektedir...