
*-Işık hep aydınlanmanın sembolü olarak kabul edilmiştir, karanlık ise cehaletin. O yüzden çoğunlukla ışığı karanlığa yeğleriz. Fakat bazen karanlığa öylesine muhtaç olur ki insan, ”keşke hiç ışık olmasaydı” der. O dinginliği yaşamanın da zevki bir başkadır çünkü.
*-Seven kadından kork, onun silahları çift taraflı çalışır.
*-Şiirlere, şarkılara bel bağlamış olan o kadar çok insan var ki; adeta yaşamı şarkılaştırmışlar, şiirleştirmişler. Kaderleri şiirle, şarkıyla yazılmış gibi. Doğrusu bu insanların kelimeler ve nağmeler kaybolduğunda ne yapacaklarını görmek isterdim.
*-Sevdiklerimize, dostlarımıza sarılırız. Niye? Onlar da bize sarılsınlar diye mi? Belki sarılınmaya ihtiyacımız var, sarılmadan daha fazla…
*-Her şeye yeniden başlamak isteyen insanlara şaşarım. Çünkü bu mümkün değil. Yapabileceğimiz tek şey, eskiyi devam ettirmektir.
*-Ellerimin ne kadar soğuk olduğunu söylediğinde onun beni, benim de onu sevmediğimi anladım. Çünkü eğer ortada bir kusur varsa; yanmayan ateş kadar, ateşi yakamayan da kusurludur.
*-Beni tanımalarından korkuyorum, çünkü o kadar çok utanılacak tarafım var ki… ”Sonuçta ne de olsa insanım” diyerek mazeret üretiyorum. Bu da bir kusur değil mi?
*-Sevdiğimde bazen pişman oldum; sevmediğimde ise hep!
*-Mutluluğu kilo ve metre ile satsalardı; kaç kilo, ya da kaç metre alırdınız? Ben santimetre ve gram olarak rica etsem!
*-Şairleri pek sevmem, şiirleri eh işte… Kıskançlığım mı beni böyle konuşturuyor?
*-Zeki insanlardan korkun. Büyük felaketlere yol açanların yüzde doksandokuzu geri ya da normal zekalı insanlar değildi.
*-Başkalarının söylediklerini kulakardı edenler, kendi söylediklerinin baştacı edilmesini ummasınlar.
*-Kendinden nefret ettirmek istiyorsan başkalarına dertlerini anlatabilirsin.
*-Hoşgörülü insan var mı? Sanmam. Olsa olsa “gibi davranan” vardır.
*-Kızgın insan bozuk terazi gibidir. Bazen eksiktir, bazen fazladır.
*-“Korkularınla yüzleş” diyorlar. Diyenlerden başlayayım mı?
*-Nefret kötü bir şeymiş, sevgi iyi. Hadi canım, aslında ikisi de insanlarda sıkca görülen birer heyecan çeşidinden başka bir şey değil. Her şeye bir değer yükleme alışkanlığımızdan ne zaman vazgeçeceğiz?
*-Çelişkiye düşmekten korkuyorsan, hiç konuşmaman gerekir. Hatadan çekiniyorsan da hiçbir şey yapmaman. O zaman da hiç konuşmayan ve hiçbir şey yapmayanları en mükemmel insanlar olarak kabul etmemiz gerekmez mi?
*-Üzülme benden gizlediklerinin sana ait olmadıklarını zaten biliyorum. Çünkü benim için sen, benim bildiğim kadarsın.
*-Bulunduğun toplulukta su gibi ol. Çünkü su; bardakta başka şekildedir, sürahide başka, fincanda başka.
Metin Mesutlu