On bir aydır ben pirime hasiret
On bir aydır ben pirime hasiret
Varayıdım Şah-ı Merdan aşkına
Nasıl gider bu sinemden kesiret
Göreyidim Şah-ı Merdan aşkına
Kırk gündür gördüğüm yoktur düşümden
Pusu mihnet gitmez oldu başımdan
Irmak Kapısı'ndan Ferhat Taşı'ndan
Varayıdım Şah-ı Merdan aşkına
Gönülde karıştı hublar göçüne
Efendisi kalmasın kulun suçuna
Saat dörtte Amasya ‘nın içine
Gire idim Şah-ı Merdan şakına
Mübarek yüzünü görünce gözüm
Gül yüzlü yar ile varıdı sözüm
Diz çöküp mübarek dizine yüzüm
Süreyidim Şah-ı Merdan aşkına
Efendimde soruncağız hallerim
Dudulu kumrulu olur dillerim
Bülbül oldum hasretine güllerin
Dereyidim Şah-ı Merdan aşkına
Efendim doldurup verince camı
Orada açılır Kırkların cemi
Kendisinden olur yaremin emi
Sarayıdım Şah-ı Merdan aşkına
VELİ'm eydür bu merhemin dadına
Âşık yanar maşuğunun oduna
Külli maksuduma her muradıma
Ereyidim Şah-ı Merdan aşkına
(KAYNAK: A. Celalettin ULUSOY, Pir Dergâhından Nefesler- Genişletilmiş İkinci Baskı,[Hüseyin Hürrem ULUSOY] 2014)