Ne zaman ölü bir kuş görsem 
gençliğim gelir aklıma 
ve İstanbul olur bakışlarım.
Sürgün yemiş aşkların 
karanlık, yorgun ve korkak kimliklerini düşünerek..
Çoğu zaman yasak aşkların şahidi olurum
Bölücü bakışların çiçek açan gülüşlerine karşı durarak.
Ne zaman Ahmed Ariften bir şiir okusam 
prangalara vurulur yüreğim
ve  demli bir çay kokusu sarar hasretimi.
Çocukluğum gelmez aklıma,
Çocukken oynadığımız oyunlarda kaybettim
yaşanmışlığımı
ve 
beton duvarların gölgesinde soldu anılarım.
Ne zaman bir tren istasyonu görsem 
ayrılığın gelir aklıma
karanlığın hüküm sürdüğü diyaralara giderek
ve 
ne zaman bir sela duysam  ölüm gelir aklıma...