"Okumayı sevmek, hayattaki can sıkıcı saatleri güzel saatlerle değiştirmektir."
                                       Montesquieu
 
   Okumanın önemi, yararları ve güzelliği üzerine birçok güzel söz söylenmiştir. Sadece onları okumak bile aslında bizi okumanın önemine dair aydınlatabilir. Fazla söze gerek duymadan okumanın önemiyle ilgili farkındalığımız artabilir.
   Okumaya gerçek aşkla bağlı olanlar hep aynı heyecanla kitaplara sarılırlar. O aşkın onlar üzerindeki etkisini ve onlara kattığı zenginliği görmemek mümkün değil. Bazen duygu ve düşüncelerimizi ifade etmekte duyduğumuz acizliği onlar pek yaşamazlar. Hani deriz ya bazen: İki kelimeyi bir araya getiremiyor. İşte okumak, iki ve birçok kelimeyi daha etkili ve daha sağlam bir şekilde bir araya getirmemize yardımcı olur. Kelime hazinemiz her kitapla biraz daha artar farkında olmadan.
   Sadece kendimize değil çevremizdekilere de ışık olur okuma sevgimiz. Sadece kelime hazinemize değil, genel kültürümüze, bakış açımıza, davranış biçimimize ve daha birçok yönden bize katkı sağlar. Bir günümüz diğer günümüze benzemez. Zihnimiz aydınlanır, ufkumuz genişler ve farklı bakış açılarına sahip oluruz. İfademiz güzelleşir. Okumak binbir farklılığa öncülük eder. Aydınlanmaya, bilinçlenmeye, genel kültürünün artmasına ve daha birçok güzelliğin yaşanmasına olanak sağlar.    
   Okumalıyız ve okumanın yararlarına, bizlere katacağı güzelliklere inanmalıyız. Her gün elimize kitabımızı alıp beş, on, on beş dakika okumalıyız. Günlük gazeteleri okuyup güncel olayları da takip etmeli; böylece ülke ve dünya gündeminden haberdar olmalıyız.
    Aslında "sıkıldım" demeye vakit yok. Bizler zamanı verimli bir şekilde değerlendiremiyoruz. Bu yüzden sıkılıyoruz. Birçok gereksiz şeye zaman ayırırken neden günümüzün az da olsa bir bölümünü okumaya ayıramıyoruz. Halbuki kitabımızla geçirdiğimiz her dakika bize nice güzellikler katacaktır. Sosyal medyaya, televizyona, bize bir şey katmayan sohbetlere ayırdığımız bolca zamanın bir kısmını okumaya ayırırsak, okumanın ne kadar güzel ve faydalı bir etkinlik olduğunu anlayacağız.
      Okumamak için değil okuyabilmek için bahaneler üretelim. "Okumaya vaktim yok" mazeretine sığınıp kendimizi kandırmayalım. Okumaya ayıracak bir beş dakikamız bile yok mu? İşte buna inanamam. Sakın siz de
inanmayın! Unutmayın beş dakika! Gerisi sonra gelir. Yeter ki siz isteyin...

"Kitaplar ruhun gıdasıdır." Japon atasözü

3 Şubat 2019