ÖKSÜZ KALAN ÜMMET
Bundan bin üçyüz seksen sekiz sene evveldi
Vuslat zamanı bugün , gözü yaşlı ümmetin
Günlerden Pazartesi ve Sekiz Haziran'dı
O , Refik - i A'lâ'da , öksüz kaldı ümmetin
Medine'ye teşrifi bayram günü ashabın
On yıl dün gibi kaldı , veda vakti Sultan'ın
Kapkara birgün , hüzün yağdı üstüne halkın
Boğazlar düğümlendi , öksüz kaldı ümmetin
Nurlar saçan yüzüne , hasret kaldı dostların
Medine'de hiç ezan okuyamaz Bilal'ın
Seni aradı gözler Mescid'inde mihrabın
Uhud dağı üzünlü , öksüz kaldı ümmetin.
Veda haccı hutbesi , evrensel beyânatın
Yüz yirmi dört bin olan ashaba bu hitabın
"Şahit ol Yâ Râb" dedin , tebliği tamamladın
Arafat dağında ki öksüz kalan ümmetin.
Dünya hayatı , lüksü , debdebeyi sevmezdin
Ahlâkî değerler ve sade hayat mihenkin
İnsanın kurtuluşu yaşamaktır sünnetin
Şefaat bekler senden , öksüz kalan ümmetin.
Yirmi birinci asır , paran parça ümmetin
Kur'an-ı Kerîm okur , kalbe inmez sünnetin
Âhır zaman galiba , mazlum kaldı mü'minin
Uyansın artık bugün , öksüz kalan ümmetin.
Çan . Hasan Hüseyin ARSLAN