Nisan’da Bir Gül!
Hak’tan ferman geldi azizim. Bahar sırrını açtı bize. Rahmet sağanağıyla her tarafa güller açılıyor. Su sesi ayrı bir huzur veriyor tabiata. Toprak üstündeki örtüyü kaldırmış güneş istiyor, su istiyor. Çünkü bir Gül yeşeriyor yeniden. Suyun, toprağın ve insanlığın muhtaç olduğu bir Gül: Muhammed!
Hatırıma geldi yine üstadın bir beyti:
Suya versin bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesin,
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gül-zara su
Fuzuli
571’de Amine’nin evi aydınlandı. Putlar yıkıldı, saraylar yerle bir oldu. Fitne ateşleri söndü. Ahmed doğdu. Ay parçam! Ah, sen de babanı bir görebilseydin. Baba şefkati görmeden ne sevgiler gördün insanlardan:
Ey Amine! Sen ne şanslı bir kadınsın ki Ahmed’in yüzünü gördün. Kokunu alıp doyamadan Halime’ye verdin O’nu.
Ey Halime! Para karşılığı çocuk aradın Mekke’de. Bilemedin Ahmed’in her şeyden değerli olduğunu. Ben-i Sad yurdu kupkuruyken yeşerdi. Koyunlara hiç beklenmedik derecede süt geldi. Binek hayvanlar iki kat güçlendi Gül yârimin sayesinde. Ve sen ikinci Anne! Bağrına bastın onu sımsıkı… Bırakmak istemedin O’nu.
Üçüncü anne Ümmü Eymen! Ahmed ağlarken sen de ağladın. O hastalandı sen de hasta düştün. İşte o yüzden O’nun ağlaması sen, gülmesi sen… Bir cariye misali etrafında pervane kalmıştın.
Ey Hatice! Bütün malını Muhammed’e emanet ettin sonunda. Ve anladın ki O, Muhammed’ül emindi. En güvenilir yar… Yoldaş oldun O’na, sırdaş… En güzel eş oldun sen! Ve Ayşe imrendi sana. Sen, temiz kadın, zeki…
Gül Yar’im! İnan ben de imrenirim seni seven her şeye. Binlerce salat ve selam getiriyorum sana! Hayatını örnek alıyorum her dem! Boş düşlerimi bıraktım kenara, attım. Gerçekte göremesem de düşlerime gir Ya Resulallah! Görmeden sevdik okuyarak daha çok sevdiğimi belirtmek isterim. Şiirler hep sana yazılmalı, aşk mesajları sana gitmeli hep. Çünkü sen bizim aşkımızla yandın hep. Dertlerimizle dertlendin. Nice savaşlarda yara aldın. Ah Efendim! Bir bez parçası olaydım yarana. Ya da Addas yerinde ben olsaydım ve bir salkım üzüm de ben sunsaydım sana köle olarak. Taif taşları yüzüme çarpsaydı keşke.
Gül-ü Vefa! Biz vefasız kaldık çoğu zaman. Boş hülyalara daldık, kaybolduk. Şimdiyse Sen’i anar gönüllerimiz. Ne olur Yar, yine sarıl bize gül kokunla. Gel düşlerimize. Bekliyoruz. Nisan ayı bitmen Gül Yar’im!
Ercan ANT