Nefes Almak Gibisin

Her nefeste ciğerlerime
Hava yerine seni soluyorum.
Demir atıyorsun yüreğimin derinliklerine
Güvenle yalpalıyorsun sularımda.
Neden sonra demir almak zamanı gelince
Ciğerlerimin çeperlerini kanatarak çıkıyorsun
Kıymık gibi batıyorsun beynime
Can dar-lanıyor,
Seni soluyorum.
Varsın kanasın her seferinde
Yangın yerine dönsün ciğerim,
Beynim uyuşsun kederimden
Yanık kokusu kaplasın bütün bedenimi
Yeter ki beni; sensizliğe mahkûm etme.
Zühre yıldızı ile raks ediyorum
Tahir benim diye haykırmak geliyor içimden
Seni içimde sakladığımda,
Yokluğunda boğuluyorum.
Kar yağıyor lapa lapa
Bıyıklarım donmuş, yüzüm morarmış
Ben hala gecenin ayazında seni arıyorum.
Yanaklarım ılık gözyaşlarımla ısınıyor
Bir kuytu köşeye büzülüp ağlıyorum.
Can dar-lanınca / gönül kabul görmez nafile
Hak eden hakkın alır, / su mu tutarmış file.
İtler bile gülmüyor,
Halime ben gülüyorum gecenin ayazında
Kare kare her anı yaşıyorum yeniden
Bir sessizlik çöküyor, uğultular kesilip;
Kör bir kuyuya düşen gül yaprağının
Sesini duymaya çalışan şair gibi
Son bir defa seni içime alıyor, derin derin soluyorum.
O da ne! Üşümüyorum,
ayaz yüzümü kesmiyor kör bıçak gibi
Korkularımdan arınıyorum,
Artık seni bırakmam, içimde mahpus olarak kal
Sen artık bensin, ben sen oldum
Huzur çöküyor üzerime,
Kendimden geçiyorum bu kar beyazında.
Çanakkale 13/12/2010
/
Ecir Demirkıran