Ayrılık sabahında mendil salmışsın bana,
Gözyaşımı sakladım döktüğün nakışına.
El sefânı sürerken cefâlar benden yana,
Ömürden ömür verdim bir anlık bakışına.
*
Garip bırakıp gittim diyerek sormuyor ki,
Can bedende perişân bakıp da görmüyor ki.
Bu sevdânın işine akıl sır ermiyor ki,
Gönlümdeki sarayı giderken yıkışına.
*
Hicrân okuyla her dem şu sinemi delerken,
Yâr diye bellediğim bin cefâlar ederken.
Yoluna harcadığım gözyaşım bitti derken,
Bakıp da kaldım inan çağlayıp akışına.
*
Vallahi bulamazsın gamzen okuna kanan,
Yaktığın ateşlerde meğer benmişim yanan.
Ansızın gidişine taâccüb ettim inan,
Kangalı gül bilip de zülfüne takışına.
*
Ayın ilk günü gibi hilâllenmiş kaşını,
Yıllar önce bastığım bağrımdaki taşını.
Nedâmet denizine döküp de gözyaşını,
Söndürme bu ateşi hasretim yakışına.
 
Süleyman KARANFİL-Eskişehir