NE ZORMUŞ SENSİZLİK

oturduğum koltukta 
gözüm sürekli kapıda
sanki uzanıp ben geldim 
diyeceksin gibi
perdem hep açık penceremdeki 
usulca tıklayıp cama  
el sallayacakmışsın gibi

seyrettiğim filimlerde 
seni görür gibiyim
komedilere gülmüyorum
yüzüm hep asık
hiç bir şeyden mutlu olmuyorum
sanki gülümsememek için
mucadele ediyorum
gözümü kapatmaya gelmiyor
hayalin gelip karşıma dikiliyor

artık hep hüzünlü 
şarkıları dinliyorum
o çok sevdiğin şiiri 
dinlemeye cesaret edemiyorum
gözümden yaşlar süzülüyor
sesin kulaklarımda çınlıyor
nefesim kesiliyor
kalbim duracak gibi oluyor
mantığım terketti beni
aklım fikrim karıştı
uykularım firari şimdi
meğer ne çok sevmişim seni

evin dört bir yanında 
ne yana baksam sen varsın
hangi odanın kapısını açsam 
içerde sen varsın
mutfaktan çıkmak istemiyorum
sen hep ordasın
çay yapmak gelmiyor içimden
çayı ne çok severdin
ben kahve istediğimde
çay var diye gülümserdin

çiçeklerini hep uzaktan suluyorum
içim burkuluyor dokunamıyorum
hepsinde senin kokun var
ne yapsam boynunu büküyorlar
sanki özlemden hasretten ağlıyorlar

bir hevesle eve geldiğimde 
elim hep kapı ziline gidiyor 
bir an duraklıyorum içim titriyor
sen yoksunki kapıyı kim açacakki
kapıda kaldım yine
bak yine unutmuşum anahtarımı

yolun karşındaki markete gitmiyorum
kapısından sen giriyorsun 
çıkmıyorsun öyle bekliyorum
bu gidişin yaktı beni be gülüm
bitti kısacık ömrüm
yaşamakta kalmadı gönlüm
          
              m.özgür özbek