[mefā˓/lün / mefā˓/lün / mefā˓/lün / mefā˓/lün]
1 ne t/r-i ġamzeden ne d/de-yi cādūlarındandır
benim çekdiklerim ancaḳ kemān ebrūlarındandır
2 Ṣıfāhān'da görüp bir çār-ebrūyu ḫaṭın ṣordum
dedi bu Çār-bāġ'ıŋ sünbül ü şebbūlarındandır
3 ġam-ı mūy-ı miyānı nāl eder ammā dil-i zārı
bu rütbe p/ç ü tābım ḥalḳa-yı g/sūlarındandır
4 gür/zāndır ġazāl-i müşg-veş vaḥşetle ˓āşıḳdan
ḫaṭ-āverler ki ṣaḥrā-yı Ḫaṭā āhūlarındandır
5 ḳafes-bend-i ġam-ı eyyāmdır ḥayretle lāl olmuş
bu bāġıŋ gerçi Vehb/ bülbül-i ḫoş-gūlarındandır
Yrd. Doç. Dr. Ahmet YENİKALE, SÜNBÜL-ZÂDE VEHBÎ DÎVÂNI, Kahramanmaraş 2012