Salkım söğütlerin dalları suya
Eğilmiş huşuyla sanki rükuya
Yar hamakta dalmış derin uykuya
Oyalayıp durur naz ile beni.
Eğilmiş huşuyla sanki rükuya
Yar hamakta dalmış derin uykuya
Oyalayıp durur naz ile beni.
Geçit vermez dağlar aştım da geldim
Azgın seller gibi taştım da geldim
Yerimde duramam coştum da geldim
Hala avutuyor söz ile beni.
Azgın seller gibi taştım da geldim
Yerimde duramam coştum da geldim
Hala avutuyor söz ile beni.
Kendisi dolaşır ipekle şalla
Bir de göz ucuyla bakar alayla
Çok çile çekerim ben bu kafayla
Sarıp sarmalıyor bez ile beni.
Bir de göz ucuyla bakar alayla
Çok çile çekerim ben bu kafayla
Sarıp sarmalıyor bez ile beni.
Bir şarkı dinlesem gelse de tava
Yahut türkü, hoyrat ya uzun hava
Yok demem ne mümkün elde oklava
Sosyeteye sokar caz ile beni.
Yahut türkü, hoyrat ya uzun hava
Yok demem ne mümkün elde oklava
Sosyeteye sokar caz ile beni.
Bir edalı bakış bir göz süzerek
Peşinden koşturur beni üzerek
Aklımı oynatır tende gezerek
Kuru dudaklarda tuz ile beni.
Peşinden koşturur beni üzerek
Aklımı oynatır tende gezerek
Kuru dudaklarda tuz ile beni.
Gurubun gölgesi vurunca suya
Bir serinlik çöker karanlık koya
Yatırsa göğsüne dalsam uykuya
Uyandırsa sonra saz ile beni.
Bir serinlik çöker karanlık koya
Yatırsa göğsüne dalsam uykuya
Uyandırsa sonra saz ile beni.
Şahbaz sanıyordum gökte kendimi
Kendi ellerimle yıktım bendimi
“Senin dengin değil o yar” dendi mi?
Yüreğimi dağlar köz ile beni.
Kendi ellerimle yıktım bendimi
“Senin dengin değil o yar” dendi mi?
Yüreğimi dağlar köz ile beni.
Çanakkale 18/03/2012
Şahamettin Kuzucular