Münâcât-ı Muhammes
Şehrâh-ı muhabbet ki, tarîk-i ezelimdir
Ser-menzil-i aşk, eski mekân u mahâlimdir
Yoldan koyan ammâ beni tûl-i emelimdir
Bu çâk-i girîbana sebep kendi elimdir
Hep çekticeğim kendi cezâ-yı amelimdir
Yazık bana kim, bunca zaman olmadım irşâd
Kaldım heves-i şâdî ile dehrde nâşad
Kangı amelimle olayım lâyık-ı âzâd
Destimde ne tesbih ü zebanımda ne evrad
Hep çekticeğim kendi ceza-yı amelimdir
Hakk vermiş iken bu dîl-i bîmâra şifâyı
Ben gayrdan ümmîd ederim derde devâyı
Yersem de eger, sîneme bin tîr-i belâyı
Dahleyleyemem keşmekeş-i kavs-i Kazâyı
Hep çekticeğim kendi ceza-yı amelimdir
Bir dürlü değil ma'siyetim kâbil-i ta'dad
Her dem ederim bin güneh ü cürm nev-icâd
Kendimdir eden kendime kimden kime feryâd
Ben eylediğim cürmü kime eyleyim isnâd
Hep çekticeğim kendi cezâ-yı amelimdir
Yâ Rab beni etmezsen eğer affına şâyân
Bâr-ı günehim çekmede sıklet çeke mîzân
Sen bendene ihsân edesin ben sana isyân
Vallâhi kulun eyleyemem kimseye bühtân
Hep çekticeğim kendi cezâ-yı amelimdir
Bahşet güneh-i Vâsıfı yâ Rab, koma mahzûn
Urma yüzüne, neyse kusûru kala mektûm
Pinhân u ayân hazretine cümlesi ma'lûm
Yok kimselerin sun'u karâr-dâde-i mefhûm
Hep çekticeğim kendi cezâ-yı amelimdir