Osmanlıca yazılışı: mücerret: ﻣﺠﺮّﺩ

 

Mücerred Kökeni

 

Mücerred , (Arapça kökenli isim soylu bir sözcüktür. Arapçada tecrit edilmiş, yalın, yalınız, soyut anlamlarında sözcükler üretilen “ crd “ sülasi- Arapça üçlü kök- kökünden gelir.[1]

Bu nedenle tecrіd “soymak”, carīd جريد kabuğu soyulmuş hurma dalı, sırık, card جرد soyma, kabuğunu sıyırma, soyma” anlamlarına gelen “  carada جرد”  ; “kabuğu soyulmuş hurma dalı, sırık ” anlamına gelen” cirid[2] Dünya malından el çekmiş anlamındaki tecerrüd sözcüklerle aynı kökten gelmektedir. Çoğulu: Mücerredâttır.

Mücerret Sözlük Anlamları

Mücerret çok anlamlı bir sözcüktür. Bu nedenle eski edebi metinlerde çok sık karşımıza çıkmaktadır. Sözlüklerde; tecrit edilmiş, soyut, yalın tek başına, madde, (nesne, cisim ) hâlinde olmayan, düşüncede var olan ama nesnel olarak bulunmayan,  soyut;  fikir, düşünce, kavram, tasavvur anlamlarına gelir.

Anlam genişlemesine maruz kaldığı için katıksız, karışıksız, saf, hâlis: çıplak: Yalnız, tek, sırf, sadece, tek başına, münferit, evlenmemiş bekâr anlamlarında da kullanılmıştır.

Seyf-i mücerred: Yalın kılıç.”

Sülâsî mücerret: Üç harfli mücerret – yalın- kök (fiil veya mastar).

Rubâî mücerret: Dört harfli mücerret – yalın -  kök (fiil veya mastar)

İsâ-yı mücerred: Hiçbir malı mülkü olmayan, sadece bir iğne ile ahrete intikal eden Hz İsa’nın sıfatı.

Dilbilimde mücerret: eski edebiyatta yalın hal, yalın durum yani sözcüğün ek almamış hali anlamında bir terim olarak da kullanılmıştır. Ev, okul, yumurta, koş, kızıl gibi.

Edebiyatta Mücerred: Noktasız harflerle yazılan, mensur veya manzum yazı anlamında da kullanılır.  Noktasız yazı anlamı ile kullanıldığında,  mahzuf, mühmel veya hazf kelimeleri ile eş anlamlı kullanılmış demektir.

Tasavvufta Mücerred

Mücerret sözcüğü tasavvufta Dünyevi zevklerden ve ihtiraslardan arınıp nefsin mal mülk, şöhret kaygısından uzak kalması,Dünyevi nimetler ve nefsin dünyevi isteklerini kalpten çıkarıp Allah'a yönelmemesidir.

. Kendini nefsin tüm isteklerinden arındıran dervişlere denir.

Mücerret âyini: Bektâşîlerde mücerret ikrârı adı ile yapılan tören

Mücerret ikrarı: Bazı Melami, Batınî, Işık, Bektâşî dervişlerinin ömür boyu evlenmeyeceklerine dâir verdikleri söz:

Hırka-ı tecrid – mücerred- hırkası: Derviş olmak, Melami, Batınî, Işık, Bektâşî dergâhına dâhil olmak

Sûzen-i dildûz-ı gamzendir bana hâil olan

Yoksa eylerdim tecerrüd kastdım Îsâ gibi   Necati

Eğer gamzene sahip olabilmek muradım  olmasaydı İsâ gibi kendimi dünya malından tecrid ederdim. Ama gamzene sahip olabilmek için ben bunu başaramadım

Nev-bahâr-ı bâğ-ı hüsnü ol kadar olmuş latîf

Gūyiyâ rûh-i mücerred bir gül-i zîbâsıdır Leskofçalı Gālib

 

Bâzûları kevser-i muhalled

Engüşteri cevher-i mücerred Şeyh Gālib

 

Hırka-i tecrîdimiz döndü libâs-ı mâteme
Târ u pûd-ı âh ile nesc etdi dil peşmînesin                  Şair Haşmet 

 

Hankah-ı aşka duşmüşdür gönül derviş olup

Pare pare cismi hırka dud-ı ahıdır kulah       İbn Kemâl

Terk ehli o dur ki ola sûzeni derkâr

Ser- rişte tecrîdi Mesihâ^da bulunsa   Naili

 

Sûud eylerdi sûzen olmasa bâlây Rûhullah

Mücerredler esîr-i kayd-ı çarh-ı çârümin olmaz.   Diyarbakırlı Azmî

 

Taaluk zulmetin tecrîd hurşîdine kıl matlâ

Eğer âlemde bir gün görmek istersen Mesîhâ – tek  Fuzuli

 İLGİLİ LİNKLERİMİZ

 Murabba Der-Kâfiye-i Mücerred În-câ Elif Revî

Mücerred Nedir

Mücerred ü Musammat

Nev’-i Dîger Türkî-i Basît Der-Kâfiye-i Mücerred

Müreddef Der-Kâfiye-i Mücerred În-câ Râ-Revî

Müstezâd Der-Kâfiye-i Mücerred În-câ Elif Revî

mücerred ṣūret-i ẓāhirde bir köhne ḳabāmız var


[1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/m%C3%BCcerret

[2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/tecrid-nedir-kokeni-anlami-tecrid-soz-sanati-ve-ornekleri/143237