Hüzünler makamında ayrılık bestesini,
Son defa söylese de can kurban sitem-kâra.
Gözyaşımı sunduğum gönülde listesini,
Bin cefâ eylese de can hayran şive-kâra.
Ömürden ömür verip baharı bekleyipde,
Bülbülü olmuşam ben gül dalına bağlatır.
Yaş döküp hebâ edip göllere ekleyipde,
Ben yâre neylemişem seherde hep ağlatır.
*
Çöllerin serâbında hayâle mâşuk olan,
Yosun gözler sevdâda hergün yârini bekler.
Ateşin haberi yok boşuna aşık olan,
Pervane yanmak için bil ki nârını bekler.
*
Yeşil bir vâdideydim meğer ki hayâl ola,
Hayâller birikirken ömürden gün eksildi.
Hazânda düşen yaprak kubur’a meyyâl ola,
Feleğin hesabından ne yazık dün eksildi.
*
Meyyite sorulmadı kimde hakkın var diye,
Hakkı olan gelmedi musalla’da başına.
Yıllarca mecnun gibi çölde kaldı yâr diye,
Geçti artık gelmesin mezârının taşına.
*
Kanma hümâ kuşuna Bedâhşanda olsa da,
Yalan dünyanın sonu ölümün alâmeti.
İki dağın arası Zebercetle dolsa da,
Sûr-u İsrâfil dahi beklerken kıyâmeti.
Süleyman KARANFİL-Eskişehir
İsmail Gül