MESAFE
Öfkelendiğimiz zaman ortaya ‘bağırmak’ ve ‘birbirini dinlememek’ girer. Hâlbuki iki kulak ve bir ağız verilmiş bize, ne güzel. “İki dinle, bir söyle” diye. Birbirine öfkelenen iki bireyin kalpleri de uzaklaşıyor. Kalpler uzaklaşınca insanlar sesini duyurmak için birbirlerine bağırırlar. Sıcak ilişkiler artarsa fısıltı hâlinde, küçük harflerle konuşuruz ve sadece gözler konuşur. Birbirinin gözünün içine bakınca kalp sessizleşip sakin ritimle atmaya başlar. Birbirinizi sevince kalpler yakınlaşır ve dostluk başlar. Kalbî yakınlık… Uzak mesafeleri kapatmak gerek ve sohbete çevirmeli. Başkalarını yargılamadan önce işaret parmağımızı kendimize yöneltip ilk eleştiri oklarımızı nefsimize yöneltip vicdan muhasebesi yapmalı. Yazılarını severek takip ettiğim değerli bir büyüğüm, köşe yazısında Hintli bir dervişin öğrencileriyle konuşmasını içeren bir alıntıyı paylaşmış. O alıntının son kısımlarını size aktarıp paylaşayım:
“… Peki, insanlar birbirini seviyorsa ne olur? Birbirine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe yoktur veya azdır. Pekâla, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar, çünkü kalpleri birbirine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına gerek kalmaz, birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte gerçek yakınlık, dostluk böyle bir şeydir. Bu sebeple ki, biriyle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine asla izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözlerden kaçının…”
Gözünün içine bakmak, konuşarak halletmek mükemmel bir erdemdir. Hayvanlar koklaşarak anlaşır, insanlar konuşarak anlaşır ezelden beri. Kendimize saygımız olmalı önce. Beden dilini ve ses tonunu iyi kullanmakla, önce bedene saygı ve kendine itibar ile iletişim güçlenir. Mesafe olmalı insanlar arasında da. Ve soğuk mesafe yerine sıcak ilişkiler tercih edilmeli. Küçük harflerle konuşup karşımızdaki insanın gözlerinin içine bakarak, onu önemsediğimizi gösterircesine olmalı mesafeden kastım. İnsana insanca değer vererek ve dinlemeyi öğrenerek muhabbet muştusu aşılamalı.
Turan Korkmaz