Meğer Şiirine Eleştiriden Öte Anlamlı Kılmak Anlaşılır Olması
İçin Az Çabamla Bir Gülümseme Bırakmak İstiyorum.
Bugün Saffet Kuramaz Kardeşimizin “Meğer” şiirini eleştiriden öte, anlamlı kılmak anlaşılır olması için, az çabamla bir gülümseme bırakarak köşeme çekileceğim izniniz olursa.
Yaşadığımız bu dünya âleminde güzel olanı insana yakışır bulmak, onunla olmak, gerçekten biz insana yakışan çok güzel bir güzelliktir, bakış açısıyla gülümsemedir var olduğumuzu hissettirmektir. Yani insanın bu güzelliği paylaşır olmasını istemek bu güzelliğin duygusunu veya pişmanlığını görerek, doğru olanın yapılmasını, insan olan herkesin bu duyguyu yaşamasını ister. İşte şairlerde önce kendine sonra toplum için, yazar hisseder ve söyler. Bu şiirle söylemekte ki ritim hecelerin güzelliği insanoğluna tatlı bir duyguyla sarar ve bu duyguyu ona tattırır. Şiirlerdeki hece yazan şairin gönlü ve gönül güzelliği bize ritmi ahengi ile bir şeyler anlatırken, hissetmemizi hissettiğimiz şeyle birlikte bizlerin, bu dünyanın bir parçası olduğumuzu söylerken, birbirimize gülümsememizi ahengi ritmi ile söyler. İşte okuyanda bu güzelliğin sırrı esrarı güzelliği insana haz güven verir, gülümsetir ve gülümsetmenin hazzını tattırarak, gülümseyen olmamıza vesile olur.
Sarılmışım fani ömre,
Şerre esir çağlamışım
Anladım girince kabre!
Meğer kumar oynamışım…
Şerre esir çağlamışım
Anladım girince kabre!
Meğer kumar oynamışım…
İnsan dünyada bir şeyleri seçer ve peşinden gider, bu yol ömrün içinde ya kulu güldürür ya ağlatır, ömrü heba ettirir. İnsanoğlu nedense hep çıkarını düşünmüş, peşinde koşmuş, dünyaya geliş amacından uzaklaşarak, yanlışa düşmüş kazanmak için hayatı ömrü bir oyun sanarak, gittiği yönü tartmadan ölçmeden biçmeden sonunu düşünmeden, ya doğru ise diyerek, kumar oynar gibi oynamanın edepsizliği anlamasızlığı ile devam etmiş, lakin ya doğru değilse diyerek bunu düşünmemiştir. Saffet kardeşimiz işte bu duygularla yaşadığımız ömre atıfta bulunarak, Sarıldığı ömür ile fani olan ömürle fani olana sarıldığını, şerre koşarak esir olduğunu, dünyaya nefsine bel bağladığını, ama ölümden sonra hayat var olduğuna göre, mezara girince hesap sorulmanın kapısı açılınca, gerçek meydana çıkınca, uykuda olan uyanınca, hayata ömrüne önem vermediğini boş amaç ve gayelerle boşa geçirdiği anlaşılır diyerekten, kardeşim buna atıf yaparken bizi uyarmaktadır, sağ olsun var olsun.
Tattıklarım acı balmış,
Yenmeyecek, tatsız yalmış!
Elimde külleri kalmış,
Meğer zehir yalamışım…
Yenmeyecek, tatsız yalmış!
Elimde külleri kalmış,
Meğer zehir yalamışım…
Oysa ben tatlı diyerekten acı olanı yemişim, hakkı olanın hakkını korumamış, kendi çıkarımı korumuşum, oysa bunlar yediğim paylaşmadığım tıka basa yediğim aş değilmiş, gönlümü boşa uğraşlarla işlerle yaktım küle döndü, meğer zehir yalamışım… Kardeşimiz bu yönde bize uyarı verirken, bu âlemde yalnız değiliz, beraber yaşadığımız insanlar var dertleri var açları var, bizler beraber onları sarmazsak dertlerine varmazsak paylaşmazsak, yediklerimiz içtiklerimiz tatlı olmaz acı olur, biz tok yatarken aç olanı düşünmezken aç yatmasına izin verirsek, yediğimiz aş olmaz, gönlümüzü değersiz olanlarla kaplar peşinde gerçek olanın insanın dertlerin sarılmanın varmanın peşinde değil de, kendi çıkarımız peşinde yakarız elimizde külü kalır, kazancı kalmaz, yediğimiz tatlı olmaz acı zehir olur…
İki melek sorguladı,
Ağzım yalan kurguladı,
Uzvum tanık, yargıladı!
Meğer ezber yaşamışım…
Ağzım yalan kurguladı,
Uzvum tanık, yargıladı!
Meğer ezber yaşamışım…
İnsan kabre konulunca iki melek gelir sorguya çeker, Rabbini peygamberi dinini… Sorar, yalnız orada dil ile bütün uzuvlarda şahitlik eder konuşur, beden ceset olsa da ruh ölmez… Ağız yalan söylemeden uzuvlar konuşmaya başlar, şair kardeşimiz buna atıf yaparken hesap var öldükten sonra dikkat edin, kendi bildiğiniz gibi değil, Âlemlerin Rabbinin razı olduğu şekilde yaşayın, ezbere kendi yok olacak aklınızla yaşamayın demektedir.
Bismillahirrahmanirrahim
"Rahman ve rahim olan Allah' ın Adıyla"
"Rahman ve rahim olan Allah' ın Adıyla"
Vel'asr.
"Asr´a yemin olsun ki,"
"Asr´a yemin olsun ki,"
İnnel'insâne lefî husr.
"insan mutlaka bir ziyandadır."
"insan mutlaka bir ziyandadır."
İllellezîne âmenû ve amilûssâlihâti vetevâ savbilhaggı vetevâ savbissabr.
"Ancak iman edenler, Salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır"
"Ancak iman edenler, Salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır"
İşte insanoğlunun yaşayacağı yaşatacağı gerçek budur, kardeşimizde buna vurgu yaparak bizi uyarmaktadır, görevini yapmaktadır aynı bizler gibi.
Hakkım vardır diyen aldı,
Borçla amelim azaldı,
Aklım buna şaştı kaldı
Meğer neler saklamışım…
Borçla amelim azaldı,
Aklım buna şaştı kaldı
Meğer neler saklamışım…
Saffet kardeşimiz devam etmekte tasvir etmektedir, hakkım diye ben neleri kazandım hakkımıdır değimlidir diye kazandım benim hakkım değilmiş, fazla kazandıklarım, fakirlerinde hakkı varmış kazancımızda, sadaka veya zekât ile ben azalır diye vermezken eyvah kaybetmişim, bu borçlar yanlışlığım yüzünden amelim kazandığımı sandıklarımı aldı götürdü bitirdi. Ben şaştım kaldım, çünkü yanlış biliyormuşum! Meğer ben neleri gerekli diyerekten gereksiz yere saklamışım yığmışım, paylaşmadan dağıtmadan saklarken ölünce onlar geride kalırken, şimdi elim boş kalmışım.
En hoş amelim seçildi,
Nimet onunla saçıldı,
Rahmet kapısı açıldı,
Meğer hayra ağlamışım!
Nimet onunla saçıldı,
Rahmet kapısı açıldı,
Meğer hayra ağlamışım!
Azda olsa yapılan iyilik mizanda tartıda çok ağır gelir, kardeşimiz buna atıfta bulunarak, en hoş amelim seçildi, güzellikler mezarıma önüme saçıldı, Rahmetin kapısı bununla açıldı, meğerse ben dünyada hayırlı olan yapılırken onun güzelliğinden olsa gerek sevinçle birkaç damla gözyaşı dökmüşüm, bende yapmak isterken yapamadan başkası yapmıştır düşüncesiyle, benim fikrimce sevinmiştir ve bu iki damla gözyaşı sevinci, darda kalana yetişenin güzelliği, bedenimi ruhumu dünyamı sardı çok sevindim, şimdi bunun karşılığında az kazancım çoğa döndü, beni sardı kucakladı. Kardeşimiz bu mısraları ile azın az olmayacağını, çoğunda çok olamayacağı vurgulayarak işaret ederek, azda olsa iyilik yapın, iyilikte bulunun, iyilik yapanlarla beraber olun, varın sarın, deva olun bulun demektedir. Bunlardan olmamız dileğimle, Saffet kardeşime sizlerin adına teşekkürler ederim, bu güzel şiiri ile bizlere bu duyguları hissettirdiği ve bana yazmam için vesile olduğu için, vesselam, selamlarımla.
Mehmet Aluç
Mehmet Aluç