Fırtına çalkantısı med-cezir dünyamızda
Yıkılan hayallerdir ömür denen serapta
Sırtlan ve çiyan derken akreb'i arar olduk
Ahır zamana geldi yaşantımız kötürüm
Mertliğin defterini namert eline koyduk
Sonra döndük dolaştık nafile çıkmaz sokak
Bir de baktık ki heyhat teselli kâr etmiyor
Bir rezil ömürdür ah çektirir sürüm sürüm
Musalla taşında ten dört yanımız yoksulluk
Ne sözüne güven var usul âdaptan olduk
Sürgünümüz çıksa da bilinmeyen diyâra 
Savaşırız bu yolda yürekli adam olsak
Öylesine yol aldı kutsal yolculuğumuz
Yılmaz öfkemiz vardır bu yol çok sarp olsa da
Yenmesini biliriz ömüre kasem ettik
Var mı ötesi söyle ya istiklal yâ ölüm.