
Kitabın Adı: Masal Masal İçinde
Yazarı: Ahmet Ümit
Resimleyen: Cem Kızıltuğ
Yapı Kredi Yayınları, 20. baskı
143 sayfa
Okuma Tarihi:20.10./15.11.2025
Yazar Hakkında Kısa Bilgiler:
“Ahmet Ümit 1960’ta Gaziantep’te doğdu. Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi… İlk kitabı 1989’da yayımlanan Sokağın Zulası adlı şiir kitabıdır. 1992’de ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece yayımlandı… 1995’te hem çocuklara hem de büyüklere yönelik Masal Masal İçinde ve 2008’de yayımlanan Olmayan Ülke ile farklı bir tarz denedi. 1996’da yazdığı ilk roman Sis ve Gece, polisiye edebiyatta bir başyapıt olarak değerlendirildi… Son romanı Yırtıcı Kuşlar Zamanı 2024 yılında yayımlandı… Eserleri 34 farklı dilde yayımlanan yazar uluslararası bir okur kitlesine ulaşmıştır… Masal Masal İçinde, İstanbul Devlet Tiyatroları tarafından sahneye koyulmuştur.
(…)” (1.sayfa)
Eserlerinden Bazıları:
Aşkımız Eski Bir Roman (2019)
Kırlangıç Çığlığı (2019)
Kavim (2019)
İstanbul Hatırası (2019)
Bab-ı Esrar (2019)
Sultanı Öldürmek (2019)
Beyoğlu Rapsodisi (2019)
İnsan Ruhunun Haritası (2020)
Kayıp Tanrılar Ülkesi (2021)
Bir Aşk Masalı (2022)
Patasana-25 Yaşında (özel baskı, 2025)
…
“ACIYI BİLMEDEN SEVİNCİN ANLAMINI KAVRAYAMAYIZ.”
(1 Masal Masal İçinde, 33.s.)
MASAL MASAL İÇİNDE ESERİNE DAİR İNCELEMEM
“Bu kitaptaki masalları annemden dinledim. Annem de küçükken bir masalcıdan dinlemiş… Yıllar sonra Antep’e baba evine döndüğümde, biraz da rastlantı sonucu annem yeniden anlattı bu masalları…
Annem çok iyi bir masal anlatıcısıydı ama beni etkileyen yalnızca annemin tatlı dili değildi. Masalların güzelliğindeki giz, çarpıcı kurgusuyla içeriğindeki yoğun anlamda saklıydı… Masalları yeniden dinlediğimde, bunların bu haliyle de mutlaka yeniden yazılması gerektiğini düşündüm. Beni bu düşünceye iten nedenlerin başında, doğuya özgü olan masal anlatımının unutulup gideceği endişesi yer alıyordu. Yazmaya bu yüzden başladım. Kimi yerlerini geliştirip değiştirerek ama masalların özüne dokunmadan…” (9.s.)
Ahmet Ümit, Masal Masal İçinde kitabını hangi nedenlerle ve hangi duygularla yazdığını belirtmiş bu satırlarla. Okuyucularını masal yolcuğuna çıkarmadan önce böyle samimi bir girişle masal dünyasının kapılarını açıyor. Eserin adıyla tam anlamıyla örtüşen anlatıların uygun bir biçimde akıp gittiği bir eser Masal Masal İçinde. Masal masalı takip ederken her masalın kendine özgü gizemi okuyucuda merak uyandıracak bir şekilde ilerliyor. Her masal bir gizemle başlıyor ve yeni bir gizeme doğru alıp götürüyor okuru. Tam gizem çözüldü derken yeni bir sırrın kapıları aralanıyor.
“… Size öykümü anlatacağım ama her bilginin de bir bedeli vardır. Eğer bilgimin bedelini verirseniz merakınızı gideririm…” (18.s.)
“…Köradam’ın, Demirci’nin, Kuyumcu’nun, Müezzin’in gizlerini öğrenmeden rahat edemem artık…” (33.s.)
Her masaldan çıkarılabilecek çok değerli dersler var. Ders çıkarırken bir yandan da masalda adı geçen kahramanların o acı dersi çıkaracak noktaya nasıl geldiklerinin acıklı hikâyesini okuyorsunuz. Her dersin acı bir faturası var adeta.
“Hiç kuşkusuz yaşam bir armağandır” diye yanıtlamış Padişah. “Ama biz insanlar öyle âciz yaratıklarız ki, bize sunulan bu armağanın tadını çıkarmak yerine kendimizi acılara boğuyoruz.” ( Şapkacı’nın Anlattıkları, 56.s.)
“Masal Masal İçinde”, övünmenin doğuracağı olumsuz sonuçlara, yaşamdan umut kesilmemesi gerektiğine ve başka değerlere dikkat çeken, akıcı, ders verici uzun soluklu bir masal.
Yazar, aslında birbirinin devamı olan ama farklı yaşam öyküleri ve kahramanlarıyla da bağımsız birer masal olan altı masal kaleme almış:
Masal Masal İçinde
Şapkacı’nın Anlattıkları
Müezzin’in Anlattıkları
Demirci’nin Anlattıkları
Kuyumcu’nun Anlattıkları
Köradam’ın Anlattıkları
Her bir masal aslında Masal Masal İçinde adıyla anlatılanların devamı. Ortak kahramanları Padişah ve Padişah’ın çocukluk arkadaşı olan Vezir. İkisinin çıktıları gizemli bir yolculuk. Her masal, bu gizemli yolculuğun bir durağı. İkisinin her gittikleri yerde olayın kahramanından dinledikleri her bir öykü, dinlemeye, okumaya alıştığımız mutlu sonla biten masallardaki gibi bitmiyor. Mutlu başlangıçlar olsa da masallara özgü o mutlu sonları göremiyoruz. Bir yandan masalsı anlatımın kendine has akıcılığı, atmosferi bir yandan yaşanabilecek, yaşanmakta olan gerçeklerle örülü bir olay örgüsü. Acıların, yaşanılanların sıra dışı olması, masalın olağanüstülüğüyle örtüşüyor aslında ancak alıştığımız mutlu sona kavuşamıyoruz. Kahramanlar kusursuz değil. İyi yanları olduğu gibi yanlışları, kusurları da var. Bu da alıştığımız masallardan farklı bir özellik. Yanlışlarının bedelini ödeyen kahramanlarla tanışıyoruz. Kötüler var yine gerçek hayatta ve masallarda olduğu gibi.
“Masal Masal İçinde”, gerçek hayat ve masal atmosferinin iç içe olduğu bir eser. İnsana özgü hatalar, kötülükler ve iyilikler… Hayatta da her zaman mutlu son olmasa da yaşanmayan mutlu sonların da bir gizemi, bir hikmeti vardır. Padişah’ın çocukluk arkadaşı Vezir’le çıktıkları gizemli yolculuğun bir yolcusu da siz oluyorsunuz ve ikisinin dinledikleri ders çıkarılacak öyküleri ibretle ve yüreğinizde derin bir sızıyla okuyorsunuz. Masallardaki acılara ortak olurken umudunu kaybetmemenin gücüyle tanışıyor ve her şeye rağmen umudunu korumanın aydınlığıyla da buluşuyorsunuz. Bu da usta kalem Ahmet Ümit’in kaleminin ve zengin yüreğinin bir eseri olsa gerek…
Karanlıkların son bulması, içimizdeki aydınlığın hep artması dileğiyle iyi okumalar diliyorum!
Eserden Satırlar:
“Her hastalığın bir ilacı, her derdin bir çaresi vardır.” (32.s.)
“Yaşamdan umut kesilmez.” (32.s.)
“Usta dediğin yalnızca mesleği değil yaşamı da öğretmelidir çırağına.” (39.s.)
“Gönül rüzgâr gibidir, ele avuca sığmaz. Dilediğine akıp gider. Sana da yalnızca bakmak, olacaklara katlanmak kalır.” (82.s.)
“Mutlu olmak için ne ustalık ne de ün yetiyormuş.” (86.s.)
“Kötü arkadaşları olanın düşmana ihtiyacı yoktur ama iyi bir arkadaş kilolarca altından daha kıymetlidir.” (110.s.)
Sevim Kınalı