Tarihî değerlerimize ve sanata sahip çıkmak amacıyla İstanbul Kapalıçarşı Yönetim Kurulu'yla Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi'nin ortaklaşa düzenlediği "Kapalıçarşı Şiirleri" konulu bir şiir yazma yarışması organizasyonu yapıldı. Yarışma üç kategoride gerçekleştirildi. Yarışmanın birinci kategorisinde şair olarak anılan, şiir kitabı yazmış, şiirleri yayınlanmış şairler yer aldı. İkinci kategoride "Ben de şiir yazabilirim" diyen, TC vatandaşı olan herkes yarışmaya davet edildi. Üçüncü kategoride ise sadece Edebiyat Fakülteleri öğrencilerinin şiirleri değerlendirmeye alındı. Yarışmanı amacı ve içeriğiyle ilgili şu açıklama yapıldı:
"Kapalıçarşı Şiir Yarışması'nın amacı Kapalıçarşı’nın 555 yıllık tarihini, ruhunu ve mazi itibarını taçlandırmaktır. Yine Türkiye’de şiire, şaire ve yazarlara Türkiye’nin en itibarlı Birliği üzerinden ışık tutmaktır. Türk şiirine, sanatına ve sanatçılarımızın şiirsel zengin bakış açılarına geçmişten günümüze hayatî ve insanî değerleri anlama ve sorgulama biçimlerine ışık tutmak, Türk şiirini ve şairlerini, edebiyatımızı tanıtmak ve bilinirliklerini arttırmak amacıyla değerlerimizi değerlerimizle anlatmak istiyoruz.
Dünyanın en eski tarihî çarşısı Kapalıçarşı bu ruhla yazılmış şiirlerin, öykülerin ve romanların konusu ve kendisi olmuştur. Kapalıçarşı’nın; manevî ve tarihî değerini geleceğe taşıyabilecek bu duygulara ihtiyacı olduğuna düşünüyoruz. Bu sebeple, Orhan Veli, Sezai Karakoç, Behçet Necatigil ve Kapalıçarşı konulu şiir yazmış diğer şairlerimiz gibi, bugünün şairlerinden Kapalıçarşı şiiri ve şiirleri bekliyoruz. Hepimizin çarşısını duygularımızın büyüklüğü ölçüsünde anlatan en iyi şiiri duymak ve duyurmak istiyoruz.
Kapalıçarşı Şiirleri yarışması bir yarışmadan öte, unutulmaya yüz tutmuş değerlerimize sahip çıkma çabasıdır. Kapalıçarşı Şiirleri Yarışması, Kapalıçarşı Yönetim Kurulu tarafından organize edilmiştir. Projenin çözüm ortağı, destekçisi ve edebî değerinin mimarı Türkiye Yazarlar Birliği ve mensuplarıdır."
Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen Kapalıçarşı Şiir Yarışmasının jürisinde Ahmet Kökler, Bahtiyar Aslan, Bestami Yazgan, Enis Batur, Ergun Hiçyılmaz, Ferdi Atuner, Hüsamettin Ünlüoğlu, Mahmut Bıyıklı, Nurettin Durman, Nurullah Genç, Özcan Ünlü, Tuğba Ünal, Yusuf Dursun ve Zafer Acar gibi şair, yazar ve sanat adamları yer aldı.
Kapalıçarşı Şiir Yarışmasının sonucuna göre İstanbul'dan Mahmut Topbaşlı birinci, Karaman'dan İbrahim Şaşma ikinci, Trabzon'dan M. Nihat Malkoç ise "Kapalıçarşı Terennümleri" adlı şiiriyle üçüncü oldu.
Öte yandan seçici kurul tarafından yarışma için gönderilen şiirlerden seçilenler ve dereceye girmeyi hak eden şiirler "KAPALIÇARŞI ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ" kitabında yer alacaktır. Söz konusu kitap Türkiye genelindeki kütüphanelere ve ilgililere gönderilecektir.
Kapalıçarşı Yönetim Kurulu ve Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Kapalıçarşı Şiir Yarışması'nın ödülleri 14 Şubat Çarşamba günü İstanbul'da düzenlenen törende sahiplerine verildi. Yarışmada ödül kazananları tebrik ediyoruz.
Kapalıçarşı Yönetim Kurulu ve Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Kapalıçarşı Şiir Yarışması'nda M. Nihat Malkoç’un üçüncülük ödülü kazanan “Kapalıçarşı Terennümleri” adlı şiirini dikkatlerinize sunuyoruz:
KAPALIÇARŞI TERENNÜMLERİ
Bağdaş kurmuş tarihin nabzı atar taşlarda
Dünün kokusu vardır atlastan kumaşlarda
İstanbul'un boynunda gerdanlık misalisin
Tutuşan gönüllerin aşk dolu visalisin
Baktığım her köşende Fatih'in izi vardır
Kadim medeniyetin, mâzinin gizi vardır
Nuruosmaniye'yle dertleşir durursun sen
Mâziden artakalan özge bir gurursun sen
Muhayyilem yüzerken hatıralar nehrinde
Her dem tazelenirsin Dersaadet şehrinde
Yanık sevda türküsü, bir hüzzam bestesin sen!...
Uykularımı bölen uhrevî sestesin sen!...
Burcu burcu tarihin, kesme taşlara sinmiş
Acılar dünde kalmış, akan gözyaşın dinmiş
Düşler serencamında payıma düşen sensin
Seher vakti dem diye çayıma düşen sensin
Gönül çeşmenden akar hüzün Kapalıçarşı!...
Mehtabı kıskandırır yüzün Kapalıçarşı!...
Lahutî bir nakkaşın fırçasında nakışsın
Bu kesret âleminden sonsuzluğa akışsın
Tarihin musluğundan akar da durulursun
İstikbal sofrasına iştahla kurulursun
Payitaht İstanbul'un ortasına düşersin
Küllenmiş anıları yâd eylersin, eşersin
Aynalardan akseder mavinin derinliği
Ruhu kanatlandırır avlunun serinliği
Tarihî Yarımada ruhunla besleniyor
Sana nazar ettikçe yüreğim hisleniyor
Masaldan firar etmiş bir denizkızısın sen!...
Zifiri gecelerde kutup yıldızısın sen!...
Alın terinin kalbi, emeğin eşiğisin
Kadim medeniyetin altından beşiğidir
Mâziden artakalan yangının külüsün sen
İstanbul adlı kızın eşsiz kâkülüsün sen
Nicedir aynı yerde durur Kapalıçarşı!...
Çağları aşıp gelen gurur Kapalıçarşı!...
Sükunetin rahminde haykırışa gebesin
Doğansın, doğuransın; esrarlı bir ebesin
Kurşunî kubbelerin solur geçmiş zamanı
Dünü görünmez kılar anıların dumanı
Düşlerimi örtersin ipek bir yorgan gibi
Boynuma dolanırsın kanlı bir urgan gibi
Zamanın süzgecinden hatıralar süzülür
Bir gün görmese seni her kim olsa üzülür
Miş’li geçmiş zamandan, sonsuza akarsın sen
İntizarın közüyle yürekler yakarsın sen
Yeditepe üstünde görülesi her hâlin
Dolunayı andırır o gül yüzlü cemalin
Hüseynî makamında içli bir türküsün sen
Kızılelma misali efsunkâr ülküsün sen
Mâzinin limanında demirleyen gemisin
Kahır gecelerinde gözlerimin nemisin
Aşkla bakan gözlerde fersin Kapalıçarşı!...
Çalışanın alnında tersin Kapalıçarşı!...
Nakkaşın fırçasından yansıyan nakışsın sen
Ezelden yola çıkmış, ebede akışsın sen
Aharlanmış yüzlerin düşersin darasını
Yarası olan bilir, yüreğin yarasını
Beyazıt, Çarşıkapı sonsuza akar durur
Uzağına düşeni hasretin yakar durur
Mecnun’un hicranına tercüman olan sensin
Gözlerimden süzülüp yüreğe dolan sensin
Nuruosmaniye'de zaman sanki durmuştur
Köstekli saatini sonsuzluğa kurmuştur
Çuhacıhan iz eyler, tarihin izlerini
Zincirlihan şerefle paylaşır gizlerini
Dört yanında gün boyu yankılanır ezanlar
Seni tarif etmede aciz kalır ozanlar
Ay gıpta eder sana, yıldız kıskanır seni
Cemalini görenler bir peri sanır seni
Karanlık gecelerde ışık Kapalıçarşı!...
Kutlu medeniyete beşik Kapalıçarşı!...
Ey gönlümün mihrabı, sende şerefler, şanlar!
Sana gıptayla bakar, esrarlı kehkeşanlar
Gönül coğrafyasının şimalinden esensin
Eşsiz güzelliğinle nefesleri kesensin
Kadim hikâyemizi anlatan bir çınarsın
Kurumuş dudakların özlediği pınarsın
Kadim çağlardan beri kendinle yüzleşirsin
Çağ açıp çağ kapayan Fatih'le sözleşirsin
Leylâ'sını arayan Mecnûn misalisin sen
Şehrengizler eskiten şehrin emsalisin sen
Büyülü güzelliğin dolunayı andırır
Hasretin kor ateştir, yürekleri yandırır
Üstünde nice kadim devrin izleri vardır
O efsunkâr simanda dünün gizleri vardır
Vahdetin gölgesinde bin'i bir'de buldun sen
İstanbul tespihinin imamesi oldun sen
Minyatürlerden taşan masal Kapalıçarşı!...
Gecede dolunaya misal Kapalıçarşı!...
M. NİHAT MALKOÇ

Esa Resmi Hesap