Levend Nedir Bahriyeli
Osmanlica yazılışı - لوند
Levent, Farsça kökenlidir Osmanlılarda deniz erlerine, denizci askerlerine verilen bir isim olmasına rağmen; boylu boslu, yakışıklı, çevik delikanlı anlamlarına gelmektedir. Farsçadaki anlamında, itaatkâr olmayan, asi, kokusuz yiğit, saygısız seyis veya hizmetkâr anlamlarına gelecek şekilde de kullanılmıştır. [1]
Günümüzdeki karşılığı bahriyelidir.
Osmanlılarda Müslüman deniz askerlerine “levend” , gayri Müslim deniz erlerine ise levend-i Rumi denmiştir.
Levend, eski edebiyatta, hem deniz askeri hem de külhanbeyi ve asi duruşlu ve davranışlı yiğit anlamlarında da kullanılmıştır. Buna mukabil, arsız ve dik başlı genç; hatta daha da ziyade kadınsı davranışları da olan delikanlılara da levent dendiği anlaşılmaktadır.
Gittin ammâ aman ey şâhlevendim tez gel
Beni çok yollara baktırma efendim tez gel Esrar Dede
Çıkdık Haleb’den eşheb-i himmetle Haşmetâ
Düşdüm o şeh-levendim ile Üsküdar’a dar Haşmet
Görüldüğü gibi” levent” kelimesi karşımıza “şah levend” – şeh levend halinde; şah – şeh sıfatını da almış olarak çıkmaktadır. Şiirlerimizde şah veya şeh sıfatıyla ifade edilen bu tip leventlerin birazcık kadınsı özellikler taşıdığı da dikkatlerden kaçmamaktadır.
Reh-i ışkında pâ-mâl et beni ey şehlevendim gel
Emîn ol kaçma benden sevdigim cânım efendim gel Haşmet
Şeb-külâhum mâh-ı nev gibi atardum göklere
Bir gice imrûza koysam ol levend oğlanını Gelibolulu Sun'î
Şeh-levend olmış ol âfet dîdebânı n’eylesün
Ol gül-i hod-rûy her câ bâğbânı n’eylesün Edirneli Kâmî
Beni pā-māl-i esb-i nāz eden ol şeh-levendimdir
Görüp üftādesin der kim ne düşkün derdmendimdir Sünbülzade Vehbi
İtdi şikâr göñlümi bir şûh-ı şeh-levend
Müjgânı tîr ü kaşı kemân turrası kemend Baki'nin
KAYNAKÇA
[1] A.T. Onay, Eski Türk Edebiyatında mazmunlar, MEB, 1996, s. 339
Fahri Madenci