Dinle sana anlatayım köyümü,
Koçhisara tuza gitti bu sene.
Şadı baba bilememiş sayımı,
Çoğu goyup, aza gitti bu sene.
*
Gula mahmut yaz damında yatardı,
Fotör şapka giyer tozak takardı.
Gıyı köye gider üzüm satardı,
Göğnücek yolunda öldü bu sene.
*
Yüreğinde yara gönlünde sızı,
Baharı görmedi neylesin yazı.
Çördüğün fakı’nın taygeldi gızı,
Rengoğluna kuma gitti bu sene.
*
İtburnundan adalının deyneği,
Susuz kalmış höğürüyor ineği.
Acep nerde bulamamış küreği,
Zilif aba kerme kesti bu sene.
*
Ese’nin hamzanın dağlar tüneği,
Kuzu güder bilmez sıcak yemeği.
Gap’ardına bırakıp da deyneği,
Avrupaya turist gitti bu sene.
*
Belçika’da yırtık pontul giyerek,
Çalışırken soğan ekmek yiyerek.
İşten artmaz dişten artar diyerek,
Çavuşluya villâ yaptı bu sene.
*
Hani nerde ged’omarın gedelek,
Bostanlardan çalıp çırptığı kelek.
Onun bunun ekinini güderek,
Tövbe edip hacca gitti bu sene.
*
Varın sorun badeleğin kamile,
Eller hatırını sormasa bile.
Kimsesiz kalıp da gitti ölüme,
Seydamet’e mezâr yaptı bu sene.
*
Sat’abanın kilimleri dokulu,
Çayüstünde elmaları kokulu.
Şükrü abi bitirip de okulu,
Gurbet ele tayin oldu bu sene.
*
Üseyini postacılar salmıyor,
Ekrem evin yolunu hiç bilmiyor.
Cemal gırmış ayağını gülmüyor,
Alof emmim hakka vardı bu sene.
*
Hep geçmişi yâd edip de güderek,
Arada bir varıp köye giderek.
Eşten dosttan sorup suâl ederek,
Süleyman da şiir yazdı bu sene.