
Kulzüm
Osmanlıca yazılışı: kulzüm ~ قلزم
Sözcük sözlük anlamı ile Arapçada deniz, bahr anlamındadır. Fakat kelime daha ziyade eski devrilerdeki adı Şap denizi olan Kızıldeniz’i ifade edecek şekilde kullanılmıştır.
“Eskiden Kızıldeniz'in kuzeybatısında Süveyş civarında Kulzüm adıyla bilinen bir liman şehri var idi. Bu nedenle Kulzüm denizi olarak anılır. Kulzüm'ün bazan "büyük deniz, okyanus" anlamlarında da kullanıldığı olur. Bu deniz eski coğrafyaya göre bilinen yedi denizden biridir.”[1]
Şap denizi veya Kızıldeniz yeryüzündeki en güzel incilerin ve sedeflerin çıktığı yerlerden biridir. Özellikle Kızıldeniz’in Hint okyanusuna kavuştuğu burunun ucunda bulunan Aden Dünyanın en iri incilerinin çıktığı yer olarak ün kazanmıştır. Aden incilerinin çıkarıldığı eski devrilerdeki küçük bir kasaba olan Aden, Arap Yarımadası ve Afrika Kıtası'nda Somali Yarımadası arasında bulunan körfeze de adını vermiştir. Aden Körfezi Hint Okyanusu'nun bir uzantısıdır ve Kızıldeniz ile Hint Okyanusu'nu birbirine bağlar.[2]
Bu körfez incilerinden başka mercanları, balıkları ve korsanların barınağı olması ile de meşhurdur. Aden, güzel parlak, iri incileri ve mercanları sayesinde divan şiirinde adından çok sık söz edilen bir yerdir.[3] Dünyada en makbul kabul edilen inciler bu körfezden çıkarılmaktadır. Dürr-i Aden kasabasından çıkan inciler büyük ve parlak olmaları ile meşhur olmuştur. Aden’den çıkan inciler damla veya yumurta biçiminde yassı veya yuvarlak biçimlerdedir. Bu inciler inciler parlaklık ve rengine göre de değer kazanmışlar, özellikle Aden incileri büyük oluşları ile dikkat çekmiştir. Öyle ki Aden’de kuş yumurtası büyüklüğünde inciler de bulunmuştur.[4]
Bu nedenle Kulzüm kelimesi beyitlerde Gavvsa , yani dalgıç, Dürr ( İnci Divan Şiirinde İnci -) Dürr-i Aden Nedir Aden İncisi- Dürr-i Yekta Nedir Şiirlerde Dürr-i Yetim kelime ve terkipleri ile birlikte kullanılmıştır. Gavvaslar yani dalgıçlardan daha ziayade inci ve istiridye avcılığı nedeni ile söz edilir. Eski devrilerde İstiridyenin kabuğundan çıkan incileri bulmak i sıcak denizlerin akıntılarına dalan dalgıçların yaptıkları bu tehlikeli arayışlar divan şairlerinin şiirlerinde çok çeşitli vesileler ile kullanılmıştır. ( bkz Gavvas Nedir Divan Şiirinde Dalgıç )
Aşinâ olmasa bir kulzüm-i zehhâra sadef
Mâlik olur mı idi lü'lü-`i şehvâra sadef Şeyhülislam Yahya
Emvâc-ı kulzüm-i ‘aşk bu nüh kıbâba sıgmaz
Ehl-i dile ne mahfî deryâ habâba sığmaz Fevri Ahmet Şiirler
Gavvas-ı akl bula mı haddin sıfatını
Ciin kulzum-i sıfatına yok hadd ii intiha Karamanlı Nizamî
Gavvas bahrına girdim vücudun şehri gezdim
Dürrü sedefte gördüm cevheri kan içinde Ahmet Yesevi
KAYNAKÇA
[1] İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü, s. 291
[2] Şahamettin Kuzucular, https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/durr-i-aden-nedir-aden-incisi/85782
[3] Şahamettin Kuzucular, https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/durr-inci-divan-siirinde-inci/85777
[4] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/durr-i-yekta-nedir-siirlerde-durr-i-yetim/85811
Ahsen Keleş