
Kubur- Sadak- tîrkeş - tîrdân
Osmanlıca yazılışı: kubûr - قوبور
Osmanlıca yazılışı: Tîrkeş : تیركش -Osmanlıca yazılışı Sadak : صداق
Kubur kelimesi eski dilde sadak ve tîrkeş eş anlamlı olarak ok çantası, okluk, ok ile yay koymaya yarayan torba anlamındadır. Kubur, sadak ve tîrkeş içine ok konulan torba veya kutu biçiminde kılıfa denmektedir. Sadak ve Tirkeş de içine ok konulan, torba ya da kutu biçiminde kılıfa denilmektedir. Tîrdan sözcüğü de ok anlamındaki " tîr " kelimesinden gelir. Bu nedenle tidan sözcüğü de ok konulan kılıf, veya torbadır.
Torba manası ile kalem ve yazı takımı için yapılmış çantalara da kubur denmiş, bu tip kuburlar içine kamış kalem, makta, kalem açacağı, kâğıt makası, hat malzemeleri konulan oldukça süslü işlemeleri desenli kıymetli kumaşlarda yapılmış torbalar olmuşlardır.
Sadak ve tîrkeş maksatlı kuburlar ise genellikle meşinden yapılmış, omza bağlanan ve sırta asılan ok muhafazaları olmuşlardır. Bu sadaklara oklar demir kısımları omuz başına, tüylü kısımları dışarıdan görülecek şekilde yerleştirilirdi. Tirkeş, sadak ve kuburlara, Türkçede okluk, ok kılıfı da denmiştir. Tîr eski dilde ok manasına gelir bu nedenle tirkeş kelimesi , ok kabı manasına gelmektedir.
Omuzlara asılan kuburların dışında atların sağ yanlarına asılan süvâri kuburları da vardı. Atlara asılan süvari kuburlarına tîrkeş veya tîrdân denilirdi. [1] Boyuna asılan sadaklar daha çok tîrkeş veya tirdan adı ile anılırdı. Zamanla tüfekleri muhafaza eden uzun torbalara da kubur denmeye başlamış hatta okları ortadan kalkmaya başladığı devirlerde bu kelime anlam genişlemesine daha çok uğrayarak dolma tabanca anlamına kadar gelmişti.
Bu musannâ kuburda bu riifeng
Oldu gene ile ejderhâya misâl Nazîm
Kubur yakın devirlerde belki de anlam değişmesine uğrayarak bir çeşit dolma tabancaya da denmeye başlamıştır. Çakmaklı dolma tabanca anlamı ile kubur türkülerimizde dahi karşımıza çıkmaktadır.
Çifte kuburları ağalar çaktım almadı
Dört yanıma baktım ağalar kimse kalmadı
En küçük kardaştan ağalar imdat olmadı
Aman Veziroğlu yazık yazık şanına
Şu gençlikte nasıl kıydın tatlı canıma EdirneTürküleri
Mustafa'nın belinde de çifte de kuburlar
Mustafa'yı sorarsan gemide vurdular
Mustafa'nın perçemini al gana yudular Kırşehir Türküleri
KAYNAKÇA
[1] İskender Pala , Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü, s. 290-291
Esa Resmi Hesap