KÖR KARANLIK
Üstünde üç çocuk, yerde; bir yatak
Ot döşeği bize, yün gibi; geldi
Tatlı rüyalarda düşlerim ap ak
O karanlık gece, ne de güzeldi
Kör karanlık gece kâbus zamanı
Uykuları bölen acı bir haber
Arş’a çıkar oldu, anam; figanı
Kem talihim yine bizle beraber
Hayal mı gerçek mi bu duyduklarım?
Kalkın yavrularım, babanız; geldi
Düşlerim, hayalim ve uykularım
Keskin kılıç gibi, ikiye; böldü.
Kulağımda çınlar anamın sesi,
Ağlayıp çırpınıp figan edişi
Kaçtı evimizin bütün neşesi
Babamın bizleri o terk edişi.
Ot döşeği bize, yün gibi; geldi
Tatlı rüyalarda düşlerim ap ak
O karanlık gece, ne de güzeldi
Kör karanlık gece kâbus zamanı
Uykuları bölen acı bir haber
Arş’a çıkar oldu, anam; figanı
Kem talihim yine bizle beraber
Hayal mı gerçek mi bu duyduklarım?
Kalkın yavrularım, babanız; geldi
Düşlerim, hayalim ve uykularım
Keskin kılıç gibi, ikiye; böldü.
Kulağımda çınlar anamın sesi,
Ağlayıp çırpınıp figan edişi
Kaçtı evimizin bütün neşesi
Babamın bizleri o terk edişi.
Hayal hatırlarım; acı o, günü
Bizler uykudayız köylü şivanda.
Mahşer yeri oldu kapının önü
Dünyamız değişti; hemen o anda
Başımıza çöken o kara bulut
Aşikâre çıktı, gizlim; saklım da
Evimin önünde bir beyaz tabut.
Kaderle gelen o, matem aklımda.
Dedim; ana, babam sandık yapardı
Kendi sandığına çivi mi çaktı?
Sandım şaka diye, ona saklandı!
Son acı şakası, bizleri yaktı.
Bekledim içinden babam çıkacak
Ümidim kırıldı düştü yanıma.
Naçiz bedenini kefen saracak
Görünce bir sızı indi canıma.
İşte dostlar o gün döndü kaderim
Tersine döndüğü gece karanlık
Bu talihle bilmem nere giderim
Boynuma asılan çıkmaz gerdanlık
Seferi Nurcan Ören