Akşam olduğunda soyup zamanı üstünden

Kilitli bir çantaya astı koleksiyoner

Zamanı hapsetmeden önce

Tek tek tozlarını aldı saatlerin

Cam saatinin buğusunda

Gözlerini ovup durdu bir müddet

İçinde tutuklu anıları yokladı

Ufacık bir pencereden umuda uyandı

Yeryüzünü karıştırıyordu bir sürü görünmez el

Zehir zemberek işliyordu köstekli saat

Zihinleri sarsan o tekerrür;

Bizim işimiz, ıslah etmek diyordu

Kadranın altı üstüne geçmişti

Derisi dökülüyordu karanlığın

Akrebin kaçışı

Yelkovanın dansına karışıyordu

Koleksiyoner

Saatlere işlenmiş keder ve sevinçlerini

Evirip çevirip

Yeniden kuruyordu

Artık çok iyi biliyordu;

Sadece sevince

Bütün zamanların durduğunu

Şule Meryem Canpolat Şimşek

28 Haziran 2025