KOD 

   Yıl 2008... Avrupa Kupası maçları İsviçre-Avusturya organizasyonunda yapılacaktı. O sene Türkiye de katılıyordu şampiyonaya. Çok büyük bir iddiamız yoktu ama 2002 Dünya Kupasından beri, bayraklarımızı pencerelerden, balkonlardan sarkıtmayı özlemiştik. Sadece bunun heyecanı bile yetiyordu. 

   Finallere katılan bütün ülkelerin bayraklarını her restoranda, kafede, otelde, eğlence yerlerinde görmek mümkündü. Her mekanın dış cephe süslemesinde  bayraklar ön plandaydı. Tramvayların üstünde bile biri İsviçre, diğeri başka bir ülke olmak üzere iki bayrak asılıydı. 

   O günler oğlum ortaokula gidiyordu. Öğretmeni bisikletli bir tur organize etti. İki sınıfın öğrencileri ve öğretmenleri bisikletlerle dağ gezisi yapacaklardı. Bisikletin yanı sıra eldiven, kask, gözlük, arka sepetlik ve sırt çantası hazırladık. Çantanın içinde piknik malzemeleri, yedek kıyafet, yağmurluk, kene ilacı, güneş kremi vs... tam tekmil tamamdı. Öğretmen, bütün öğrencilere, kendi ülkelerinin bayraklarını dağıttı. İsviçre çok göç alan bir ülke ne de olsa. Finallere katılan her ülkenin çocuğu var okullarda. Ülkeleri şampiyonaya katılmayan çocuklara da İsviçre bayrağı verdi. Plastik saplı, altları kıskaçlı bayrakları, bisikletlerin arka sepetliklerine taktık. Hep beraber rengarenk dalgalanmalarla yola çıktılar. 

   Akşam oğlum eve gelince onu banyoya gönderip çantasını açtım. Eşyalarını ve bulaşıklarını çıkaracaktım ki çantada sapı kırılmış bayrağımızı buldum. Üzüldüm tabii... kırılmasaydı arabamıza da takardık diye düşündüm. 

   Pazartesi okula gittiğimizde öğretmenimiz;  “7-8 öğrencinin bayrağı kırıldı. Hiç biri önemsemedi, yollarına devam ettiler. Oğlunuzun bayrağı kırılınca o, akan bisiklet trafiğinden çıktı, kenarda durdu, bayrağını yerden aldı, kıvırdı, sırt çantasına koydu. Sonra bisikletine bindi, yola devam etti bütün grubun gerisinde kalma pahasına. Türkler’in bayraklarını yere düşürmediklerini biliyordum da çocuklarınıza bunu nasıl öğretiyorsunuz,  bilmek isterim.” dedi. “Öğretmiyoruz.” dedim. “Türk çocuğu bayrağını düşürmez, DNA’sında böyle bir kodla doğar.”