Kilise Cami
Osmanlıca yazılışı: کلیسا - kilise - کلیسا.
Osmanlıca yazılışı: جامع - جامع - câmi
Hıristiyanlık dönemi eserleri iken olduğu yer Müslümanlar tarafından fethedildikten sonra Cami’ye çevrilen yapılara denir.
Osmanlılar gayri Müslimlerin ülke ve şehirlerini fethettikten sonra özellikle kliseleri camiye çevirmişler ve bu camilerde kılıçla hutbe okumaya önem vermişlerdir. ( bkz Kılıçlı Hatip Kılıçla Hutbe Okumak) Anadolu` da ve Osmanlıların feth ettiği diğer pek çok yerde kiliseden camiye çevrilmiş pek çok cami bulunmaktadır. Bu camilerin bazılarında halen kılıçla hutbe okuma geleneği devam da etmektedir.
Kiliselerden çevrilmiş camilerin mihrapları eğik yapıldığından bu camilerde namaza eğik durulmaktadır.
Kiliseden çevrilmiş camilere Kilisâ Cami, kilisa camilerdeki eğik mihraplara da kâfiri mihrap da denmiştir.
Büthane mi mescid mi desem şehr-i Sitanbul
Ebruları mihrap olacak nice sanem var. ( Kayserili Ahmet Remzi )
Kaşlarun tâkın yüzünde gören eydür ey sanem
Ol kilisa cami’in u kâfir-i mihrabıdır. İbn-i Kemal
Kaşlarun üzre mutarra et perîşân turranı
Kim çelipâlar yeridir kâfir-i mihrâbtır Ca’fer Çelebi
Ol sanem dirmiş ki Emrî Ka‘be mi sanur beni
Yir ile olup berâber yüz sürer dâmânuma EMRÎ ( D. Edirne?, Ö. Edirne 1575 )
Secdedir her kande bir büt görsem ayinim benim
Hah Müslim hah kafir tut budur dinim benim.. Fuzuli
Emri’nin yukarıdaki beytinde görüldüğü gibi kâfiri mihrap veya Ka’be yi işaret eden mihrabın önünde eğilip kalkmayı bambaşka anlamlarda kullanılmıştır.
Divan şiirinde kilise veya kilisa cami genellikle, Hristiyan kızı, büt, sanem, çan, haç istavroz, çan vb ile birlikte karşımıza çıkar.
Kılışa cami farklı şekillerde imalar ve gizlenmiş şekillerde de karşımıza çıkar.
Ka‘be hakkıyçün halîlümden beni havf eyleyüp
Sun‘iyâ büthâneye urdı sanemler sureti Gelibolulu Sun’î (1486- 1534) Hayatı
Ol sanem geldi geçer secde gerek kâmetine
Vâ’izâ va’zı dırâz itme geçer vakt-i namâz
……
Ser-i kûyun sanemâ Ka’be-i ‘uşşâka Hicâz
Kıble-i hâcet idinmişdür anı ehl-i niyâz / Hamdullah Hamdi
Gelse bu sûretle bütgede-i hüsne eger
Bütler îmân getirip der sanemâ hôş geldin Şeyh Galip
Sen halilin hüsn-ü can -bahşında iman buldular
Secde kıldılar but-i bî- cana kim Azer düzer Şeyhi
Camiler kiliseler
Yarin gelir deseler
Tende bir canım kaldı
Veririm isteseler
Kilisem dört köşeli
İçi mermer döşeli
Sararıp soluyorum
Ben bu aşka düşeli Mardin Türküsü