KILIÇLI HATİP – Kılıçla Hutbe Okumak
Eski devrilerde fethedilen şehirlere girildiği vakit, Hıristiyanlara ait Kiliseler veya Yahudilere ait ibadethaneler camiye çevrilirdi. Başka bir dibe ait bir ibadethane iken camiye çevrilmiş bu camilerde Cuma namazları kılıç takan bir hatibin minbere çıkarak hutbe okuması âdeti vardı. Böylece devletin ve İslamiyet’in kudreti ifade edilmiş olunuyordu.
“Savaşla alınmış bir beldede, hatip, ezan okunup tamamlanıncaya kadar minberde oturur. "Eûzü" çekerek aşikâre hamd ve sena'da bulunur. Hutbesini cemaate karşı söyler. Hatip sol elinde tutacağı bir kılıca dayanarak hutbesini okur.”Ayrıca bu âdetin ordunun sefere çıkması münasebeti ile de yapıldığı, ordunun sefere çıkmasının ise genellikle Cuma günlerine denk getirilmesi, Edirne eski Camii gibi çeşitli serhat şehirlerinin camilerinde sefere çıkmış olan orduya kılıçlı hatipler ile hutbe dinlettirilmesinin de bir gelenek olduğu anlaşılmaktadır.
Bu gelenek Edirne Eski Cami, Bandırma Edincik'teki Emir Sultan Camii', Kastamonu'daki Atabeygazi Camii' , Çanakkale'nin Gelibolu ilçesindeki Gazi Süleyman Paşa Camii'’inde hatta diğer bazı camilerde de halen de devam etmekte[1]; bazı il ve ilçelerdeki camilerde de kılıçla hutbe okuyan imamlara rastlanılmaktadır.
“Hatip kılıcı gibi yalapır görenin canı mâhi-i tâbide gibi talapır idi “ Aşık Çelebi
Hutbe-i medh okumak diler yüce adına kim
Mâh- ı sîmîn seyf edip çarhı kılar minber Güneş Atai
Hutebâ gibi çıkıp minber-i nazma Sâbit
Tığ –ı âsâ kalem-i pâk edaya dayanır Sabit
Sâdâ- yı hançer-i hutbedir niyâz olunan
Uluvv-i pâye-i tıg-ı hatibe minnet yok İbn-i Neccar şeyh Rıza [2]
Elindeki kaleminden demem ki kan damlar
O bir nümâyiş içindir misal-i seyf-i hatip Şinasi
KAYNAKÇA
Sami Poyraz