Kelîm- Kelimullah

Osmanlıca yazılışı: kelîm ~ كليم

Osmanlıca yazılışı كلیم الله - Kelîmullâh
Arapça kökenli bu sözcüğün sözlüklerdeki anlamı:  “1)söz söyleyen, konuşan. 2)  ikinci şahıs, (. 3) Tûr-i Sînâ'da Cenâbı Hak'la konuşması dolayısiyle Hz. Musa'nın unvanı. Sûre-i kelîm : Kur'ân'in yirminci sûresi, Tâhâ sûresi. “Şekillerindedir.

Kelim sözcüğünü söz söyleyen, konuşan anlamı ile düşündüğümüzde “klm “ kelam  ve  kelime ile aynı kökten geldiği anlaşılır.

Kelîm sözcüğü aynı zamanda Ulû'l-Azm peygamberlerden olan Hz Musa’nın unvanlarından biridir Çünkü Hz Musa, Tûr-ı Sinâ'da Allah ile konuşmuş Allah ile konuşmuş olmasından dolayı da Musâ peygambere Kelîmullah da denmiştir.  Kelimullah kelimesi ise Allah'ın kendisiyle konuştuğu kimse anlamındadır.  Hz. Mûsâ Tur dağında Allah ile konuşmuş bu konuşmadan sonra ona  ilâhî emirleri ihtiva eden levhalar verilmiştir.  (el-A'râf 7/142-145; Tâhâ 20/80). 

Hâmem ol rnu'ciz-tıraz-ı sad-hezârân pişedir
Kim nazır olmaz ana illâ Kelîm'in ejderi        Nefî

Hz. Nûh'u sâhil-i selâmete çıkaran rehberin aşk,
 Hz. Mûsâ'yı. “Kelîmullâh” kılan nağmenin aşk,    Kemâleddin Efendi 

Nutka gelse o sühendân-ı selîm
Reşk ederdi kelimâtına Kelim        Hâkani

Küntü Kenz’in manasın bildik Kelimullah ilen
Hazret-i Kur’an’daki ikrara bağlı başımız.        ÂŞIK OSMAN (17. Yüzyıl)