Kebap ve  Büryan Olmak

Arapça: کباب  dan dilimize girmiş bir kelimedir.  Kelimenin Arapça karşılığı “ Pişmiş, Kızarmış" anlamındadır.   Türkçede ise ocakta, mangalda, közde pişirilerek yenen et yemeği anlamına gelir.  “Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et “

Büryan, büryan / büryân / بِرْيَانْ  Püryan ya da Biryan olarak da adlandırılan bu kebap çeşidi ise köken olarak Farsçadır. Büryan Türkçede hem bir kebap türü anlamında iken daha çok Siirt ve Bitlis yöresinde yapılan ve özel bir pişirme usulüne sahip ait bir et yemeğidir.

Büryan kebap,  tüm ve yağlı bir kuzunun odun ateşiyle ısıtılan birkaç metre derinlikte ki bir kuyuda saatlerce yavaş yavaş pişirilmesiyle hazırlanan bir kebaptır.   Kuyuda pişirilen bu etler tereyağlı bir pilav üzerine konularak da yenir.

Eski edebiyatta ve şiir dünyamızda kebap ve büryan olmak asıl manasında çok az kullanılan en çok da mecaz manada kullanılan kelimelerdir.  Bu kelimler daha ziyade aşk ateşi ile veya derdinden kebap olan şairi, şairin yanmış yakılmış bedenini, ciğerini ve gönlünü ifade eder. Kebap olmak, büryan olmak, tandır kebap olmak, döner kebap gibi yanmak,   fırında yanmak, pişmek vb deyimleri ile karşımıza çıkar.

Bu benzetmeler kebap türleri ile yapılış teknikleri, döne döne yanarak, ateşte közde pişerek vb şekilleri ile ilgili olarak da karşımıza çıkar.

Hemişe aşık gönül büryan olur,

Her nefes garip gözü giryan olur.

Sofuların dileği mihrap namaz,

Er kişinin arzusu meydan olur.       Kadı Burhaneddin Şiirleri

 

Âteş-i gamda kebâb oldı ciger döne döne

Göklere çıkdı duhânumla şerer döne döne       Mihri Hatun Şiirleri

 

Hicran oduna  döne döne dil kebap olur

Gözyaşı katre katre çekide şarab olur        La edri

 

Bagrum kebâb oldı benüm gözyaşı akdı mül gibi

Pür-hûn surâhî gibi dil söyler zebân gul gul gibi    Filibeli Dervişzâde Abdurrahman Vecdi

 

Âteş-i hasretle bağrım der kebâb-ender-kebâb

 Merhamet hengâmıdır ey mug kücâ câm-ı şarâb   Nigârî ( Seyyid Mir Hamza - Karabağ ) Şiirleri

 

Nâr-ı ‘ışkunla kebâb oldı gönül döne döne

 Çeşm-i mestünle harab oldı gönül döne döne        Hamdullah Hamdi (d. 1449 - ö. 1503) Şiir

 

Ayrulıguñ odı cigerümi kebâb ider

Şavkuñ azâbı gözümi deryâ-yı âb ider     Ahmedi Şiirleri

 

Ayrılıqdan yar mənim bağrımı büryan еylədi,

Özünü bir yana saldı, məni bir yan еylədi.       Seyyit Nesimi - İmameddin Şiirleri

 

Üryan Büryan Vardım Pir Dergahına

Medet Ya Muhammet Ya Ali Diyerek   Mahzuni Şerif Şiirleri

 

Yâr aşkından büryan oldum kavruldum

Bir sırrına eremedim neyleyim

 

Olanca emeğim gitti havaya

Bir işime yaramadın neyleyim.      Deliktaşlı Ruhsati Şiirleri

 

Kebapçıyam közüm yokh

Şal sataram bezim yok

 

Ta ezelden beri büryan olmuşuz

Türapta çiğnenir bizim tenimiz

Dünyanın terkini ezel vermişiz

Abdalın hırkasın giymiş eğnimiz         Divriğili Kurbani  

 

Kebapçıların şişi

Gelininin gidişi

Kınanız mübareki da

Hazırlayın bahşişi          Kıbrıs Türküleri