YAZAR HAKKINDA
Ahmed Günbay Yıldız , 1941, Tokat ili, Reşadiye ilçesi, Kızılcaören köyünde dünyaya gelmiştir. Annesi Saniye Hanım, babası Haydar Bey'dir.
Öğrenimine köyünde başlayan yazar ve on yaşına kadar köyünde kalmış daha sonra babasının işi dolayısıyla Ankara'ya yerleşmiştir. Ortaokulu ve Liseyi Ankara’da bitiren yazar, edebiyat dünyasına şiirleri ile girmiş, hikâyeleri ve makaleleri muhtelif dergi ve gazetelerde yayınlanmıştır Asıl şöhretine romanları ile kavuşan yazar "Çiçekler Susayınca", "Yanık Buğdaylar" ve "Figan" romanları ile tanınmıştır. Bu romanları ilgi görünce romancılıkta karar kılan yazar peş peşe roman yazmaya başlamıştır.
Yazar hakkında geniş bilgi için :
Ahmed Günbay Yıldız Hayatı ve Romancılığı
Güneşe Matem Düştü A. Günbay Yıldız
Kayıp Sabahlar A. Günbay Yıldız
ROMANCILIĞI HAKKINDA
A. Günbay Yıldızın romanlarında da 2000 yıllarının başına kadar Muhafazakâr bireylerin iç dünyasını, toplumsal, siyasi ve modern hayatta yaşadıkları iç sıkıntılarını, inançlı kadınlar ile inançsız erkek ilişkilerini ve yaşamlarını, kötü yola düşen erkek veya kadınlarla inançlı eşlerinin mücadeleleri anlatılmıştır.
Eserlerinde Türk toplumunun her kesimini ele almış, İyi ve kötü yönleriyle insan ve toplum arasında etkileşimin ötesindeki sebepleri tespit ederek gözler önüne sermiş,ve çözüme yönelik ipuçları da vermiştir. Türkiye Yazarlar Birliği'nin kurucusu olan yazar, kitaplarının basıldığı Timaş Yayınları'nın da kurucusudur. Yazarın yurtdışında özellikle Almanya da büyük bir okuyucu kitlesi vardır. Ayrıca yazara dış basının da ilgisi büyüktür.
ROMANIN KONUSU
Kayıp Sabahlar yazarın maddiyatla mutluğun sağlanamayacağı, intikam hırs, paraya düşkünlüğün mutluluk getirmeyeceğini, bu tip kişilerin masum inşaların hayatlarına dahi zarar verebileceklerini örnekleyen konularda yazmış olduğu bir romanıdır.
KONUSU
Roman; aile ilişkileri, ahlak, insana verilen değer üzerine yazılmış bir romandır.
Zengin oldukları halde mutlu olamayan bireylerlerin maddiyat hırsı yüzünden işlenen cinayetlerin ve çatışmaların, yaşanan ahlaki çöküntüye inat onurunu, çalışma azmini ve saflığını yitirmeden iyiliği ve güzelliği yaymaya çalışan insanların dramları romanın konusudur.
Varlıklı ancak karanlık sırlar barındıran bir ailenin kızları, onların arkadaşları ve söz konusu ailelerin yollarının kesişmesi çevresinde gelişen olaylar. "Kayıp Sabahlar", maddiyat, ahlak, doğruluk, aile ilişkileri gibi kavramlar romandaki çatışmaları ve dramları yaratan konuların başında gelmektedir.
KAHRAMANLAR
· Taner : Mimarlık okuyan Yasinin zengin arkadaşı ve Asumanın sevgilisi
· Yasin. Bir öğretmen emeklisinin fakir oğlu,
· Asuman. Zengin bir ailenin kızı, Tanerin kız arkadaşı,
· Yelda. Yasine aşık olan Asumanın kız kardeşi
· Hale:
· Yasinin dedesi
· Yelda ve Asumanın babası
· Tanerin ailesi
· Duvar Osmanın oğlu
· Uğur
ROMANIN ÖZETİ
"Yazara ve romancıya saygı ile romanın özeti final bölümü hariç ve kısaca yapılacaktır. "
Yasin ve Taner İki yakın arkadaştır. Taner, zengin bir ailenin oğlu iken; Yasin: Öğretmen emeklisi olan dedesi ile bir gecekonduda yaşamaktadır. Taner ve birbirlerini görmeyince kendilerini bir boşlukta hissedecekleri kadar birbirlerine bağlıdır.
Taner ve Yasin mimarlık bölümünde okumaktadır. Taner ve diğer arkadaşları üniversiteye lüks araçlarla gelmekte Yasin’in bu arkadaşları grup toplantıları ve geziler düzenlemektedir. Her seferinde Yasin’i davet etmekteler ama Yasin dürüst ve çekingen birisi olduğundan bu teklifleri kabul etmemektedir.
Fakat bir gün Yasin üniversiteden çıkmış, otobüs durağında beklerken lüks bir araç gelir. Bu araç Taner’in aracıdır ve Taner, arkadaşı Yasin’i çağırır. Yasin ilk defa itiraz etmeden arabaya biner. Taner’in Yasin’den bir isteği vardır; birlikte bir iki saat geçirmek istemektedir. Yasin bu teklifi kabul eder. Taner, Yasin’le konuşmak istemektedir.
Taner’in Asuman adında bir de kız arkadaşı vardır. Taner ve Asuman yıl kaybetmiş olduklarından Yasin’den birer yaş büyüktür. Taner, Asuman’la da çok uzun süreden beri arkadaştır ama Taner için bu arkadaşlık yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. Yani Taner’in Asuman’a aşık olmaya başlamıştır. Yasin de bunun farkındadır. Taner, en kısa sürede, Asuman’a teklif götürmeyi düşünmektedir. Fakat Taner’in annesi ve babası teyzesinin kızı ile evlenmesini istemektedir.
Yasin bu olayı duyduktan sonra Taner’e şunu söyler; Taner evlenecek olan sensin, anne ve babana başka bir hazırlığının olduğunu söylersin der. Fakat Taner bana sormadan aileler kendi aralarında sözbirliği yapmış, alıp vermişler ben ne yapayım demektedir. Tanerin teyzesinin kızı da bu evliliğe olur demiş ve bunun için Tanere güvenmektedir. Asuman kabul etse bile ailesinin kabul etmeyeceğinden korkmaktadır.
Yasin bu duruma şaşırır Neden ki Taner ailen Asuman’ı tanıyor mu?Taner konuşmaya başlar; Bizim firma ile Asuman’ın babasının firması düşmanlık derecesinde rakipler. Bu nedenle benim babam Asuman’ın babasından nefret eder” diye cevap verir. Taner bu konuyu konuştuktan sonra Yasin’e, “seni bugün evinize ben bırakayım” der. Yasin zoraki de olsa “peki o zaman gidelim o halde” der. Taner gecekondu mahallesinde oturmaktadır. . Küçük bahçeli şirin bir gecekondunun önüne gelince Yasin durmasını ister Taner’den. Taner, Yasin’in gecekonduda oturduğuna biraz şaşırmıştır. Yasin, Taner’i içeriye davet eder. . Taner bu daveti kabul eder ve birlikte içeriye girerler. Yasin dedesi ile Taner’i tanıştırır. Yasin’in dedesi, ”size bir yemek hazırlayayım” der ve mutfağa gidip yemek hazırlar. Taner, Yasin’e şöyle der; Yasin aslında ben sizin yaşadığınız evi değil dedeni merak ettim der. Yasin Tanere şöyle söyler; “Sizin sofralarınıza benzemez ama hadi buyur bakalım” der. Sonra yemek yemeye koyulurlar.
Taner Asuman’a bir türlü gönlünü açamamaktadır. Ama Asuman’la konuşmak için kararlıdır. Üniversiteden çıkarken Taner ve Asumana bugün seni evinize ben bırakayım der ama Asuman bu teklifi bunu kabul etmez. Çünkü Asuman’ın başka planları vardır, o gün için ikiz kardeşleri Hale ve Yelda ile birlikte gideceklerdir. Bu yüzden Asuman ikiz kardeşleri arabayı park ettikleri yerde onu beklemektedir.. Asuman ve Taner birlikte beklerlerken Asumanın gözüne iki kişi çarpar, bu adamlar sanki onları gözetlemektedir. Asuman dikkatlice bakarken Tanerde bu kişileri görmüş olur. Bunların birisi Duvar Osmanın oğlu diğeri de Ziya ve hanımının yeğeni Uğur der. Asumanla Taneri bir korku sarar. Taner ve Asuman onlara dikkatlice bakmaya devam ederken Hale ve Yelda gelir. Onlar Asuman’ın yanındaki Taner’i henüz tanımamaktadırlar.
Hale, kız erkek arkadaşlıklarına şiddetle karşı olan bir kızdır. Duvar Osman’ın oğlu ve Uğur bulundukları yerden açığa çıkarak Taner’in üzerine doğru yürürler ve kavga başlar. Asuman ve ikiz kardeşleri korku içinde kalmıştır. Bir süre sonra Duvar Osman’ın oğlu ile Uğur uzaklaşır. Asumanla ikiz kardeşleri Taner’i hemen hastaneye götürürler. Taner’in durumu ağır değildir. Bunu duyan Yasin de hemen hastaneye gelir ve Taner’in ailesine haber verir. Tanerin ailesi büyük bir korku ile hastaneye gelir. Bu esnada Taner kendisine gelir ve iyi olduğunu söyleyerek arkadaşlarına teşekkür eder. Daha sonra Taner’in ailesi arkadaşlarının kim olduğunu sorar ve Taner arkadaşlarını ailesine tanıtır. Taner’in ailesi de Taner’e teşekkür eder.
Asuman, Taner’i çok merak eder ve yanından bir saniye bile ayrılamaz. Zaman gelip geçer Taner iyileşir. Asuman’ın ikiz kardeşlerinden olan Yelda birisinden hoşlanmakta ve bunu ablası Asumana anlatmıştır. Ablası da; kimmiş o şanslı kişi? der. Yeldada; tanıdığın birisi der. O kişi Tanerin en yakın arkadaşı Yasindir. Asuman biraz şaşırmıştır bu duruma. Yelda ablasının şaşırdığının farkındadır. Asuman kardeşine emin olup olmadığını sorar ve Yasinin ona alıştığı bir hayatı sağlayamatyacağını söyler.
Yeldada ablasına; onu fakir olduğu için sevmeme bir engel yok ayrıca kendisi fakir olabilir, imkânları olmayabilir ama onun kocaman yüreği var, yüreği zengin der. Asumanda; peki kardeşim der ve kardeşini destekler. Tanerde Asumana onda gönlü olduğunu söyler. Aradan zaman geçer Yelda babasına Yasinden hoşlandığını söyler. Babası önce çok tepki göstermez ve Yeldaya bu kişinin kim olduğunu sorar. Yeldada en kısa zamanda Yasinle buluşur ve onu babasıyla tanıştırmak istediğini söyler. Yasin biraz heyecanlanır ve teklifi kabul eder. Akşam yemeğinde buluşacaklardır. Akşam olur ve Yasin çok heyecanlı bir şekilde Yeldaların evinin önüne gelir. Zili çalar ve kapıyı Yelda açar. Yasin elindeki çiçeği Yeldaya verir ve içeri geçerler. Yeldanın babası Yasini güler yüzle karşılar. Sonra koyu bir muhabbet başlar. Yeldanın babası Yasinden ailesi hakkında bilgi vermesini ister. Yasin başlar ailesini anlatmaya ve Yeldanın babasının yüzünde bir kızgınlık belirir. Gün sonunda Yasin eve gider.
Babası Yeldaya bu işin olmayacağını söyler. Yelda gözyaşları içinde odasına gider. Ertesi gün Yeldanın babası iki adam tutar ve onlara Yasini öldürmelerini söyler ve adamlara bir miktar para verir, çünkü Yasinin babası Yeldanın babasının düşmanıdır.. Bu adamlar Yasini öldürür ve kimse görmez. Sadece öldüğü haberi duyulur. Yasini kimin öldürdüğü belli değildir. Yeldanın psikolojisi bozulmuştur, bu nedenle hastaneye yatırılmıştır. O gün de Asuman ve Taner evleneceklerdir. Tıpkı bir rüya gibi düğünleri olur.
Aradan iki hafta kadar zaman geçer ve Yasini, Asumanın babasının öldürttüğünün haberi Tanere ulaşır. Taner çok düşünür ve sonunda polise gitmeye karar verip polise her şeyi anlatır. .............
Özeti Çıkaran: Atike KAPLANKIRAN
Şahin Mutlu