Şu deli zamanın çarpık milinde 
Dönüyor bilinmez bu yolun sonu
Katran gibi yıllar uzar önümde
Meçhule götürür hınzır oyunu
 
Neden yıkılır ki dağlar başıma
Bağbanın eline dikenler  batar
Bülbülün kaderi gülün elinde
Hasretin ateşi bendimi  yıkar
 
Bu çölde mecnunlar kavrulur narda
Yinede yürürler  saba iline
Tahtımı yüklesem hüdhüd kuşuna
Süleyman'a  iman etmek muradı
Fravun'un sonudur hüküm Musadan
Yarılır  Kızıl deniz en sığ yerinden
Bilmezmi kaderi asa ucunda
Bu gurur yakarken tacı ve tahtı
Sarılır sonsuzluk yaradanına
Bir nehir getirir  Musa bebekken
Fravunu o gece bir korku sardı
Hak vaki olunur  emir gelirken
İbretlik hikaye, o anda  bitti
 
Ey devran dönersin nereye kadar
Gözlerden yaş değil irindir akar
Güvensiz toplumun çivisi batar
Acıtır yüreği sevgi dilinde