Kasîde Der-Sitâyiş-i Sultân Ahmed Hân u Dâmâd İbrahîm Pâşâ
1. Söyle ey kilk-i sühanver bülbül-i gûyâ gibi
Böyle hâmûş olma nakş-ı gonca-i dîbâ gibi
2. Iyd vaktinde şeker bahşâyişi mu‘tâddır
Nazmın olsun lezzet-âver kand-i müstesfâ gibi
3. Oldu mu yohsa meger tanbûr-veş târın şikest
Lüknetin mi var zebânında yahud Bebgâ gibi
4. Sûk-ı isti‘dâd germ-â-germ iken böyle neden
Tutmak enbân-ı sadefde gevherin yektâ gibi
5. Gül-fürûşan bûstânından gül ister sen ise
Böyle istiğnâ satarsın dilber-i ra‘nâ gibi
6. Bâri dûş olsan yine bir aşka zîrâ kim senin
Nükhetin sûzişle hoşdur anber-i sârâ gibi
7. Gâh düşsen firkate gâhî ümmîd-i vuslata
Dem-be-dem cûş eylese sînen hum-ı sahbâ gibi
8. Ebr-i nisan-veş ser-i evrâka ol gevher-nisâr
Tâ ki kad çeksin nihâlân-ı hüner tûbâ gibi
9. Şöyle kim versin tarâvet Rûma şi‘r-i dil-keşin
Kişver-i Tebrîze revnak-bahş olan kâlâ gibi
10. Bezm-i ehl-i tab‘da devr eylesin elden ele
Nazm-ı şûhun tohm-ı pâk-i lâle-i hamrâ gibi
11. Künc-i uzletde çü ankâ âşiyan tutdunsa ger
Bâri tîğ-ı zer birun kıl beyzâdan tuğrâ gibi
12. Bir iki gün dîdeden oldunsa pinhan bâri gel
Bir neşât-âver haberle hüdhüd-i bînâ gibi
13. Söyle kim mülk-i Sebânın var mı bir pîrâyesi
Kasr-ı zerrin-tâk-ı Sa‘d-âbâd-ı nev-peydâ gibi
14. Bâ-husûs ârâm ede sadrında bir mihr-i kemâl
Hazret-i Sultân Ahmed Hân-ı mülk-ârâ gibi
15. Hem onun dahı ola pîşinde bir bedr-i tamâm
79
Âsaf İbrâhîm Pâşâ-yı cihan-pîrâ gibi
16. Sadr-ı dânâ kim onun her nükte-i sencîdesi
Lâyık-ı tâc-ı şehandır gevher-i yektâ gibi
17. Pençe-i fermân-ı âlî-şânının her devresi
Zîb-i evc-i ma‘deletde gurre-i garrâ gibi
18. Sadr-ı İskender-haşem kim dergehine bir nice
Nâme-ber Tâtârlar var Tuli vü Ökta gibi
19. Âsaf-ı Nûşîrevan-mesned ki bezminde hezâr
Mûbid-i hüşyârlar var hâce-i dânâ gibi
20. Kâmetin ham-geşte kılmakda Direfş-i Gâviyân
Râ'yet-i mansûrunun pîşinde dâ'im râ gibi
21. Peşşeye nîrû-yı bâzû verse te'yîdi alır
Deste gürz-i gâv-sâz-ı Rüstemi elmâ gibi
22. Bahtı verse takviyet nahlin müseddes hânesi
Ma‘den-i elmâs olurdu sîne-i hârâ gibi
23. Şekl-i evvelden bu devlet bir kıyâs olsa onun
Re'y-i pâki şartıdır külliyet-i kübrâ gibi
24. Mülke nâfi‘ nice konun ihtirâ‘ etdi n'ola
Tıbda Kânun yazmadıysa Bû Alî Sînâ gibi
25. Bir vezîr olmaz Nizâmü'l-mülk-veş derdim eger
Dergehi açılmasa illâ-yı istisnâ gibi
26. Nazra-i hışmı dokunsa âhenîn âyîneye
Gird-bâd eylerdi peydâ dâmen-i sahrâ gibi
27. Feyz-i eltâfiyle bulsa terbiyet azm-i ramîm
Hurrem ü ser-sebz olur şâh-ı gül-i zîbâ gibi
28. Âsafâ sadr-ı felek-kadrâ hümâyun-mesnedâ
Ey ki zâtın lafz-ı lutf u cûdda ma‘nâ gibi
29. Râsıdan fark edemezler irtifâ‘-yı kevkebin
Kılsalar bir kaç rasad bünyâd Uluğ Mirzâ gibi
30. Çûb-ı tîrin nesr-i tâ'irle bakılsa görünür
80
Hem-tulû‘ u hem-cenâh u hem-ser ü hem-pâ gibi
31. Destine alsan tüfengin cây eder her mühresi
Tâ ser-i mirrîhde endîşe-i sevdâ gibi
32. Yağdırır levh-i beyâna hûşe hûşe dürr-i nâb
Hâmeni engüşte alsan ebr-i gevher-zâ gibi
33. Habbezâ nevk-i kalem kim şûhdur her cünbişi
Tarf-ı ebrû-yı cüvânandan geçen îmâ gibi
34. Bendene dersin bırakdın safha-i eş‘ârı sen
Tâk-ı nisyân üzre ser-meşk-i elif bâ tâ gibi
35. Âsafâ meşhûrdur kim söylemez üstâd lîk
Söyleyince böyle söyler gevher-i yektâ gibi
36. Bâ-husûs ol şâ‘irim ki nazmımı bircîs-i çarh
Nâme-i sihr ü beyâna sebt eder imzâ gibi
37. Tâ Cihân-âbâda vardı Isfahan mülkün geçüp
Rûmdan pervâz eden şi‘r-i terim ankâ gibi
38. Nef‘î vâdî-i kasâidde sühan-perdâzdır
Olamaz ammâ gazelde Bâkî vü Yahyâ gibi
39. Mesnevî semtinde geçmişdir Atâyî cümlesin
Hâletî evc-i rubâ‘îde uçar verkâ gibi
40. Hâsılı her biri bir vâdîde bulmuş imtiyâz
Müstezâd u şarkı vü tahmîs-i şevk-efzâ gibi
41. Hâme-i mu‘ciz-beyânım onların her birine
Bir cevâb ibrâz edüp vâzıh yed-i beyzâ gibi
42. Hem dahı Tâzî lisân üzre eder îcâd-ı nazm
Buhterî vü Ahtal u Bû Tayyib ü Bebgâ gibi
43. Lehçe-i Tâtârda kalmaz Nevâyîden pesîn
Fârisî söylerse söyler Sâib ü Rüknâ gibi
44. Himmet olursa eger mümkindir inşâ-yı sühan
Utbî vü Vassâfı meşhûr eyleyen inşâ gibi
45. Lâf derlerse eger işte kalem işte devât
81
Her sözüm isbât mümkin hendesî da‘vâ gibi
46. Hasma hüccetler nümâyân eyleyim kim her biri
Hatf-ı ebsâr eylesin berk-ı felek-peymâ gibi
47. Âsafâ bu kilki çok söyletmeyim zîrâ onun
Gâlibâ maksûdı çarh-ı dûn ile gavgâ gibi
48. Lîk ümmîdim budur kim lutf u ihsânın hemân
Erişir ihyâ-yı âmâle dem-i İsâ gibi
49. Şöyle leb-rîz-i sürûr eyler dil-i pür-cûşu kim
Hâletinden raksa başlar sâgar-ı sahbâ gibi
50. Saklayım gevherlerim gayri teşekkür vaktine
Tâ kasîdem ola ıkd-ı lü'lü-i lâlâ gibi
51. Var ise bir günde îcâd eyleyen gelsin beri
Bir kasîde bu müsellem ……….
Prof.Dr. Muhsin Macit, NEDÎM DİVÂNI, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3371