KAR EFSÂNELERİ


Yine hasretle yağarken, sarıyor toprağı ak

O beyaz kürkünü giymiş, üşüyor sanki sokak

Güneşin şevki kırılmış, yakıyor keskin ayaz

En derin uykuda toprak, ne bahâr kaldı ne yaz

Sonbahar vurgunudur çıplak ağaçlarda ki kar

Bir mücevher gibi saf, öyle asîl, öyle vakâr


Kor dudaklarda solan, mutlu gülüşlerdeki kış

Ve yağan karda kilitlenmiş o esrârlı bakış

Mâvilerden süzülürken gece efsâneleri

Gökyüzünden koşar özgürlüğe, kar tâneleri

Bir ipek şal sarıyor her yeri, sessiz ve soğuk

Mor bulutlardan inerken, tanışır aşkla ufuk


Bir doyumsuz yaman arzû deli bir aşktır esen

Seyrederken çiziyor rûhuma bin türlü desen

Hâtırâlar tutuşur, karlara bastıkça ayak

Eskiden hürdü beyazlar, ne büyük zevkti kayak

İnce nârin kelebekler uçuşur saf ve temiz

Ezilirken acıtır kalbimi karlarda ki iz


Kar, beyaz fonda yazılmış nice aşk güftesidir

Kar, bulutlardan akan nağmelerin bestesidir

Kar, semâlarda ki lerzân, yücenin hâl dilidir

Kar, şiirlerde ki efkâr, hecenin lâl dilidir 


feilâtün/feilâtün/feilâtün/feilün


NECİBE TAŞKIN ÇETİNKAYA