[fā˓ilātün / fā˓ilātün / fā˓ilātün / fā˓ilün]
1 kākülüŋ d/vānesin żabṭ eylemez zenc/rler
ḳaşlarıŋ maḳtūlüne ḥācet degil şemş/rler
2 münkesirdir ḫāṭır-ı ˓āşıḳ nüvāzişden ne sūd
ş/şe-yi işkesteye b/hūdedir ta˓m/rler
3 gördü dil rü˒yāda çeşmiŋden nigāh-ı iltifāt
ḫayr ola hep ˓aynını telm/ḥ eder ta˓b/rler
4 şeyḫ efendi mā˒il olmazdı o ṭıfl-ı nev-rese
ḥasret-i ẕevḳ-i civān/ olmasaydı p/rler
5 Vehb/yā mir˒āt-ı re˒yiŋ olsa da ṣafvet-nümā
ṣūret-i taḳd/rde ḥayrāndır tedb/rler
Yrd. Doç. Dr. Ahmet YENİKALE, SÜNBÜL-ZÂDE VEHBÎ DÎVÂNI, Kahramanmaraş 2012