Kâfir Ölüsü Tabuttakilerin Cinsiyet ve Din Alametleri
Hıristiyanlar ile Müslümanların ölüyü tabuta koyma şekilleri farklıdır. Hıristiyanlar ölülerinin başını tabutun arkasına gelecek şekilde yerleştirirler. Müslümanlar ise ölünün başını tabutun önüne gelecek şekilde koymaktadırlar.
Eski devrilerde yapılan mezar taşları mezar sahibinin kadın mı erkek mi olduğunu belirtecek başlıklarla yapılır, erkek mezarları makamlarını, tarikatlarını vb gösterecek fes, destar, kavuk vb ile kadın mezarları güllü, kadın fesli, çiçekli, manolyalı başlıklar ve desenlerle yapılırdı.
Hatta eski devrilerde içinde ölü olan tabutun başına ölen kişinin kadın mı erkek mi olduğunu belli edecek şekilde bir alamet bırakma âdeti de vardı. Erkek tabutlarının üzerine fesin püskülü, sarığın ucu arkaya gelecek şekilde konulur, kadınların tabutuna ise yemeni bağlanırdı. Tabuta konulan bu alametlere de rû be – kafa denirdi. [1]
Bes ki Hacı Ali namında Acem dünyadan
Oldu işkence-i dehri çekerek rû be – kafa Sururi
Ayrıca, Hıristiyanlar isteğe bağlı olarak veya mezhepleri gereği ölülerini tabutları ile birlikte krematoryum (ölü yakma fırını) da yakıp küllerini denize veya bir başka yere savurabilmekte veya bir başka ülkeden bir başka ülkeye taşıyabilmekte, Ortodoks Kilisesi haricinde çoğu kiliseler yakılmaya onay vermeye devam etmektedir.
Yahudiler ise ölü kefenlendikten sonra, ölen kişi sade, beyaz tahtadan yapılı tabuta konur; tabutun kapanmasından önce ölünün üzerine biraz beyaz toprak ya da ince toz serpildikten sonra gömülmektedir. Eski devirler de ise Yahudiler ölüyü, doğrudan doğruya toprağa yatırırlardı.
Divan şairleri Kâfir ölüsü tabiri ile doğal olarak Müslüman olmayanların ölüsü, Müslüman olmayanların defin şekli ve ölü gömme adetlerini kast etmişlerken bu tabiri başka manalarda da kullanmışlardır.
Divan şairleri ölenlerin dini, cinsiyeti ve mezar taşları ile ilgili mevzuları şiirlerinde çeşitli vesileler ile işlemişlerdir.
Adû bî- hûş olup ser yerine baş pâ kor kapında
O kâfir mürdesidir ayağı tersinedir cânâ Sabit
Düşman bir hoş olmuş ve başını koyacağına gelmiş kapına ayağını koymuş, Ey sevgili o bir kâfir ölüsüdür. Kâfirler başlarını koyacakları yere ayaklarını koyarlar.
Tac-ı fahr- ı feleğe bir nazar it kim Ne’şet
Mude destarı gibi rû be – kafa geldi bana Ne’şet [2]
KAYNAKÇA
[1] A. Talat Onay, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB – 1996, S. 296
[2] A. Talat Onay, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB – 1996, S. 296
Şahamettin Kuzucular