KADINA ŞİDDET NASIL VE NE ZAMAN BİTECEK? 
   

       "Bir kadının en çaresiz olduğu an, gözyaşlarını kendi eliyle sildiği o andır."

       Bugün, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Bugün ve ne yazık ki her gün, evet, hemen hemen her gün, kadına yönelik şiddet haberlerini duyuyoruz, izliyoruz maalesef. 
      Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ülkemizin her bölgesinde kadına yönelik şiddet yaşanıyor maalesef. Bir kadının, bir kızımızın, bir annenin daha hayattan acımasızca koparıldığını içimiz kan ağlayarak duyuyoruz, izliyoruz. Kınıyoruz, öfkeleniyoruz, kahroluyoruz. Şiddete uğrayan, canına kastedilen her bir kadın, bir anne, bir evlat, bir abla... Alınan önlemler, cezalar bu şiddetin önüne geçmeye yetmiyor maalesef. 
      Bazı erkeklerin şiddet eğilimini nasıl engelleyebiliriz? Bu erkekleri de yetiştiren bir anne, abla, teyze, hala, anneanne veya babaanne değil mi? Özellikle erkek çocuklarını yetiştirirken önemli hatalar mı yapıyoruz. Kadınlarımızı, kızlarımızı nasıl koruyabileceğiz? Eğitimde mi bir sorun veya boşluk var? 
      Birçok soru birbirini takip edecek böyle. Çünkü içinden çıkılması zor bir hale geldi kadına yönelik şiddet. Ama bu çıkmazdan kurtulmanın bir yolu var elbette. Uzun vadede eğitim, kısa vadede caydırıcı cezalar, yaptırımlar... Eğitim her şeyin temeli. Temeli ne kadar sağlamlaştırırsak şiddetin, haksızlıkların önüne daha kolay geçebiliriz. Ayrıca kadınlarımızı, genç kızlarımızı da haklarını kazanacak ve kazandıkları hakları koruyacak seviyeye getirmeliyiz. 
     Elbette eğitim seviyesi yüksek kadınlarımız da şiddete uğruyor. Ne yazık ki eğitim seviyesi de bazen o acı sondan kurtaramıyor kadınlarımızı, kızlarımızı. Anneler, ailenin bütün büyükleri ve öğretmenler, hepimize önemli görevler düşüyor. Yetkililerin, uzmanların, hukukçuların çok büyük sorumlulukları var.      
      Kadına şiddet, çok duyarlı davranılması ve çözümü konusunda kararlı olunması gereken acı bir gerçek. Neden, bazen bir eş bazen bir baba bazen bir erkek arkadaş sevdiği (!), değer verdiği(!) kadına şiddet uyguluyor? Onun gözünü karartan nasıl bir ruh halidir veya nasıl bir acımasızlıktır bu! Bir erkek, onu dünyaya getiren veya ona hayat arkadaşı olan bir kadına nasıl acımasızca el uzatır? 
      Neden bir baba, canından kıymetli kızının ölüm fermanını çıkarır? Neden bir erkek, "sevgilim, aşkım" dediği bir kadının hayatına hunharca son verir? Neden, neden, neden?.. Öyle sorular birikti ki! Öyle öfkeli ve kederliyiz ki! Bazen çaresizlik bazen öfke bazen de derin bir yas sarıyor her yanımızı. Artık tahammül edemiyoruz bu şiddete, acıya, gözyaşına...
       En doğru, en hızlı, en etkili yol ve yöntemlerle, hukuki düzenlemelerle artık tünelin sonundaki o parlak ışığı görmek istiyoruz. Kadınlarımızı, kızlarımızı o karanlık kuyudan çıkarmalı ve şiddetten, korkudan kurtarmayı başarmalıyız. Bunu başarmak için kararlı, umutlu ve güçlü olmalıyız. Ağlayan, korkan, hayata veda etmiş kadın fotoğrafları değil; umutlu, kendini güvende hisseden, mutlu kadın yüzleri ekranlarda, gazetelerde yer alsın.
        Kadına şiddetin gündemimizden tamamen çıktığı aydınlık yarınlara kavuşabilmek dileğiyle! Tüm kadınlara, yarının annelerine, eşlerine, gencecik, pırıl pırıl kızlarımıza selam olsun! Kadınlarımıza saygı duyan, hak ettiği değeri veren tüm babalara, eşlere, erkeklere selam olsun! 

 

"Yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir." Mustafa Kemal Atatürk

                                                                                                                                                     25.11.2021