Şanlı milletimize ölüm reva görüldü

Çanakkale içinde defterleri dürüldü

Dağlar taşlar aşıldı istiklalin peşinde

Nice ocaklar söndü düşmanın ateşinde

Sözle tarif edilmez, ölüm kalım savaşı…

Mühürlenmiş vicdanlar, yüreğin gözü şaşı

Millet ayağa kalktı, yurdu savunmak için

Düşman sebep aradı safça avunmak için

Şahadeti düşünüp gayret geldi nefere

Akif o zor zamanda inanmıştı zafere

Haçlı müttefiklerce Türk’e mezar kazıldı

Şanlı İstiklal Marşı zor zamanda yazıldı

Marşların en güzeli, inletir arzı arşı…

Torun dede, kız kızan söyler İstiklal Marşı

 

Bir millet direnirken, kıyama durdu zaman

Asrın yiğitlerinden düşman diledi aman…

Kefen giyen Mehmetçik, ölüm için sırada

Bayrağın gölgesinde millet erdi murada

Hem açlık, hem susuzluk; ne elde var, ne başta

Mazlumların âhı var, gözlerden akan yaşta

Her karış toprak için Mehmetçikler kan verdi

Milletine inandı, Akif söze can verdi

Bu topraklar alındı yiğitlerin canıyla

O kutlu marş yazıldı Mehmetçiğin kanıyla

Küfrün zincirlerini hür iradeyle kırdı

O, İstiklal Marşı’yla imanını haykırdı

Marşların en güzeli, inletir arzı arşı…

Kadın erkek, kız kızan söyler İstiklal Marşı

 

Bu kutlu toprakları istilâ etti düşman

Hezimetin ardından yaptığına bin pişman

İstanbul’da beş çayı içeceklerdi güya

Uzun kış gecesinde, kâbusa döndü rüya

Ufuktan güneş gibi doğdu şanlı yiğitler

Kanlarıyla toprağa imza attı şehitler

Anka kuşu misali, küllerinden doğdular

İmanın güneşiyle karanlığı boğdular

Baharın müjdecisi, çiçek açtı umutlar

Güneşe gülümsedi, selam durdu bulutlar

Akif’in sözlerinde bir millet dile geldi

Pervaneler ateşe, bülbüller güle geldi

Marşların en güzeli, inletir arzı arşı…

Vatanını sevenler söyler İstiklal Marşı

M. NİHAT MALKOÇ

 

Yayımlandığı Yer: Yüzakı Dergisi/ Mart 2021