Bir martı çığlığıyla içime dolan şehir 
Göklerini kıskandım düşlerim kanat kanat 
Gel bu sevda iklimini mevsimlerinle donat 
Denizi köpük köpük tenimde kalan şehir 
İstanbul, sen içimde tutuklu bir sevda mısın 
Yüreğimde büyüyen tatlı süveyda mısın 

Tarihin nehri akar sesinden perde perde 
Sende bitmez şarkılar sende tükenmez ahenk 
Bazen Bâki’den gazel bazen Levnî’den bir renk 
Güllerine ellerin dokunduğu her yerde 
İstanbul, sende solan rengin hülyasındayım 
Gazellerinde kalan aşkların yasındayım 

Ressamın fırçasında damladır her bir dağ 
Haliç eteklerinde gemilerin gölgesi 
Sularda hayat bulur kadırgaların sesi 
Kapanır Genç Fatih’in efsanesiyle bir çağ 
Çizgiler canlanırken ufuklarda dün gibi 
Mehteranın sesiyle İstanbul düğün gibi 

Bu nasıl bir uyumdur rüya mıdır gördüğüm 
Mazinin bin bir şekli sende yaşar visâli 
Yalı köşk cami mezar hepsi hayat masalı 
Dur gitme aklımda kal çözülmesin kördüğüm 
Asırlar bir bir geçer susmaz tarihin sesi 
İstanbul, mimarinin gizemli abidesi 

Muamma bir resimden yüzyılları aşarken 
Çinilerde lalesin minyatürlerde gül gül 
Ebruda aşk masalı renklerde yandı gönül 
Her gününü geceni şiir gibi yaşarken 
Durduğun fotoğraflar kederlidir pusludur 
Kalanların neşeli gidenlerin yaslıdır 

Şehriban bir yıldızdır gece Karacaahmet 
Mehtabın kucağında al duvaklı Üsküdar 
Ay yükselir tepede sanki ona türbedar 
Nur olur ışık yağar ya duadır ya rahmet 
İstanbul, duyuyorum ezanlar okunuyor 
Senden gelen her makam ruhuma dokunuyor 

Ahşap konaklarında bir neyden akan hüzün 
Pürmelâl ateşiyle Hisarlar’da geziyor 
Boğaziçi her nameyi sularında seziyor 
Gece matem doluyken neşe olur gündüzün 
Nasıl gülerse bebek beşikten annesine 
İstanbul öyle güler her an kendi sesine 

Bu kadar mı yakındır birbirine gök deniz 
Kubbelerin ardında güneş sularda erir 
Gün biter İstanbul’da yollara hüzün verir 
Gece ay ışığında titrer durur yakamoz 
Kızkulesi uzaktan seyre dalsın geceyi 
Genç âşıklar düşünsün sahilde bilmeceyi 

Deryalar üzerinde yıkanır mavi bir düş 
Yedi tepe üstünde ipekten bulutlar var 
Karışır rüzgârlara yağmur olur umutlar 
İstanbul bir tebessüm bir sıcak tatlı gülüş 
Sen bir mavi şehirsin denizlerde boyandın 
Mayıs sabahlarında büyük zaferdir adın 

Gökkuşağı gibisin gönlümüzden âleme 
Uzaklarda varlığın bir laledir rengârenk 
Hayalde bile bir yer olamaz sana mihenk 
Tarihin nasıl sığsın hem dile hem kaleme 
Geçmişten geleceğe büyük bir yol İstanbul 
Biz sende nihan olduk sen bizi bul İstanbul
 

Sebahattin Günday