İngiltere'nin baskısı altında ezilen İrlanda 1845 de patates tarlalarını vuran bir mantar hastalığıyla sarsılır. Kimse bu hastalığın bu denli yayılacağını tahmin etmez. Ama bir yıl sonra hasadın % 90 kadarı yok olur. Tarihin en acı olaylarından biri olan Büyük İrlanda Kıtlığı böylelikle başlar. Halk arasında ''gorte mor'' yani Büyük Açlık olarak bilinen bu felaket bir milyondan fazla insanın ölümüne iki milyondan fazla kişinin de göç etmesine sebep olacaktır. Kıtlığın en şiddetli dönemi ''Kara 47 olarak anılan 1847 yılıdır.'' İşte tam bu sırada İrlanda'dan gelen bir diş hekimi durumu Sultan Abdülmecit Han'a anlatır. Osmanlı Sultanı kayıtsız kalamaz ve derhal 5000 Sterlin yardım göndermek ister. Ancak Kraliçe Viktorya sembolik olarak 2000. Sterlin yardım yaptığı için bu durum büyük bir gerginliğe yol açar. Teamüllere göre Kraliçenin bağışladığı bir rakamın üzerinde bir meblağ bağışlanamaz. Sultan Abdülmecid bu engeli aşmak için 1000 sterlinlik nakdi bir yardımın yanı sıra yiyecek ve ilaçla dolu üç gemi hazırlatır, ancak İngiliz Donanması  adanın en büyük limanları Cork ve Dablin Limanlarına giriş ve çıkışa izin vermez. İngilizler bir milyondan fazla insanın ölümünü kasıtlı olarak izlemektedir. Fakat bu karar Osmanlıyı durdurmaz ve bunu üzerine Osmanlı Gemileri ambargoyu kırmak için kuzeyde bir sahil kasabası olan Drogheda Limanına yanaşır. Gemiyle gelen yardımlar buradan İrlandalılara ulaştırılır. Tarihin en büyük kıtlıklarından birini yaşayan İrlanda Halkına ulaşan tek yardım neredeyse budur. İstanbul'dan getirilen yardımlar buradan halka ulaştırılır. Osmanlı Leventleri beş gün şehirde kalırlar. İrlandalılar yapılan bu yardımı hiç bir zaman unutmaz. Şehrin çeşitli yerlerine ay ve yıldız bulunan anıtlar dikerler. İrlanda asilleri Sultan Abdülmecid Hana yazdıkları mektupla şükranlarını ifade ederler... İrlandalılar bu iyiliği asla unutmazlar. 1923 Yılında ki Lozan Görüşmelerinde tüm Avrupalı Delegeler Türkiye'ye karşı oy kullanırken sadece İrlandalı temsilci Türkiye'nin yanında yer alır. Lozan da bulunan Şair Yahya Kemal bu durumu merak edip de nedenini sorduğunda ''Böyle yapmaya mecburum benim gibi her İrlandalı da buna mecburdur biz açlık ve ölümle boğuşurken diğer Avrupalılardan hiç bir yardım görmedik ama sizin Osmanlı atalarınız bize hem para hem de gemiler dolusu erzak gönderdi o zor günlerde bize uzanan dost elini asla unutmayız.'' diye cevap verir...