İoatepe, Antalya
il sınırları sdahilinde, Alanya ilçesi yakınlarındaki antik bir Kommegene
kentidir. Bölge halkı arasında bu antik
şehrin adı Aytap olarak bilinmektedir.
İotape antik
kenti Alanya’nın 33 kilometre doğusunda, Gazipaşa yolu üzerinde, Akdeniz
kıyısında bir burun üzerinde ve kıyılarında yerleşim düzeni oluşturmuş bir
antik kenttir. Kent daha önceden adı
Kaiser Trajan olan daha eski bir kentin yerinme kurulmuştur.[1]
Şehri o zamanlar Selevkoslar devletinin kralı olan ANTİOKHOS
yeniden inşa etmiş ve Kral IV. Antiokhos kurduğu bu kente karısı İOTAPE’nin
adını vermiştir. [2] Selevkolsar ve Kommegenalarda kurdukları şehirlere
krallarının veya karılarının adlarını verme âdeti bulunmaktadır. Zugma Belkıs,
Antakya, Salauke , Epiphaniea vb. kentleri
de Selevkosların kurdukları ve aynı şekilde adlandırdıkları antik kentlerden
bazılarıdır.
Bu bakımdan bir
Kilikya kıyı şehri olan İotape'nin adı M.S. 38-72 yılları arasında yaşamış Selevkos
ve Kommagene Kralı IV. Antiochus'un karısı Iotape'den gelmektedir. Romalılar MÖ
60 yıllarında yöreye hâkim olmuş, İoateope kenti de bu yıllarda Romalıların egemenliğine
girmiştir. Roma İmparatorları Trajan'dan Valerian'a kadar antik çağda kent
kendi adına sikke bastırmıştır. [3]
Roma imparatorluğu dağıldıktan sonra Bizans döneminde de varlığını sürdüren kentin Arap İstilaları ile tahrip olmaya başladığı Selçukluların Anadolu’ya egemen olmasından sonra terk edilip önemini yitirdiği anlaşılmaktadır. Anadolu Selçukluların Alanya’yı önemli bir liman kenti haline getirmeleri ile kentin önemini tamamen yitirdiği anlaşılmaktadır.
ANTİK KENT VE KALINTILARI
Kent doğu ve
batı İoatepe şeklinde iki bölümde ele alına bilir. Doğu kent Gazipaşa yönüne, batı
kent ise Alanya yönüne bakmaktadır.
Antik Kentin
akropolü denize doğru uzanan yüksekçe bir burun üzerinde kurulmuştur. Yarımada
şeklindeki yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olan kentin kalesi ve Akropolü
surlar ile çevrilmiştir. Bu Surlar, bir kale görüntüsü vererek
akropolü çevrelemiştir. Zaten şehrin üzerinde bulunduğu bu burun doğal bir kale
görüntüsü yaratmaktadır. Bu doğal kale bir de surlar ile tahkim edilerek
kuvvetlendirilmiş olur. Bu tarihi şehir kayalık ve dik yamaçlı bir bölge üzerindedir.
Akropolün Güneyinde deniz kıyısından
50X100 m ebadında küçük ve doğal bir limanı vardır.[4] Akropolün karaya bağlandığı vadide antik
bir cadde vardır. Bu cadde Akropolü limana bağlayan bir caddedir. “ Caddenin iki yanında üç basamaktan oluşan
krepis bulunduğu ve bunların arasında yer yer heykeller olduğu kaidelerden
anlaşılmaktadır. Heykellerin yazıtları, kentin başarılı sporcularından ve
hayırsever insanlarından söz etmektedir.”[5]
Akropolün bulunduğu yüksek burnun Alanya tarafında ise bu gün
de özelliğini muhafaza etmekte olan oldukça güzel bir koy bulunur. Bu güzel
koyun kuzey batısı tarihi kalıntıların en yoğun olduğu bölge özelliği taşır. Bu
tarihi yapılar kuzeyden güneye doğru akan bir derenin yakalarına doğru
uzanmaktadır. Bu derenin iki yakasında
oluşan küçük tepecikler üzerinde kentin en önemli yapıları inşa edilmiştir. Bu hali ile şehir Akropolün bulunduğu büyük
yalıyar ile bu derenin iki yakasına doğru uzanan bir şehir görüntüsü ihtiva
etmektedir. Kentin
yapıları büyük ölçüde tahrip olmuştur. Bu derenin Gazipaşa yönünde (Doğu) bugün bile
özelliklerini kaybetmemiş anıt mezarlar bulunmaktadır. .Anıt mezarların olduğu tarafta
hamam olduğu zannedilen bir yapının kalıntıları vardır. Kentin ayakta kalabilen en belirgin
yapısı bu hamamdır Bu Hamama ait kanalizasyon sistemi halen görülebilecek şekildedir. Bu ana
kanal yolu hamamdan çıkan suların o taş borulardan denize akıtıldığı sanılmaktadır.
İçme suyu ise sarnıçlar ve sarnıçlara su taşıyan kanal ile temin edildiği
düşünülmektedir. Kentte su sarnıçları da bulunmaktadır. Hamam yapı planı bakımından
bölgedeki diğer hamamlar ile benzerlik göstermektedir
Akropolün
doğusundaki koyda üç nefli, dikdörtgen planlı bir bazilika vardır. Kentteki tek
nefli küçük kilise kalıntısında ise Hagios Georgios Stratelates'in betimlendiği
fresko izleri görülmektedir.[6]
Bu kilisenin iki girişi bulunmaktadır. Aziz Georgios'un freski bir hücre içerisinde bulunmaktadır.
Kentin en önemli yapılarından bir diğeri de İmparator
Trajanus için yapılmış olan kilisedir. Bu kilisenin varlığı kentin Bizans
döneminde de önemini koruduğunu gösterir. Bu kilise D400 Karayolunun hemen doğu
yönündedir. [7]
Antik kentin ortasından
geçen Antalya-Mersin karayolunun
güneyinde 8 x 12.5 m. ölçüsünde
bir tapınak kalıntısı bulunmaktadır.[8] Kentin
kuzeyinde kalan kalıntılar daha çok nekropol alanındaki mezar yapılarından,
evlerden ve bir bölümü ayakta kalabilen sur kalıntılarından oluşmaktadır.
İotape antik kentine ait
nekropolü- anıtsal mezarlık alanı –
kentin kuzeyinde ve doğudaki tepeler üzerindedir. Nekropolde anıt mezarların
yanı sıra tonoz örtülü küçük mezarlarda bulunur. Sit alanı olan
kentin sırtları yoğun yapılaşma tehdidi altındadır
Antik liman kalıntılarının bulunduğu küçük koy, özellikle yaz aylarında Alanya'dan hareket eden guletlerin uğrak yeridir. Antik kentin güneyinde denize girilebilecek bir de kumsal bulunmaktadır.[9]
https://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Iotape_(Aytap),_Turkey.jpg
KAYNAKÇA
- [1] https://www.alaturka.info/tr/akdeniz-boelgesi/alanya/iotape-aytap
- [2] https://www.alanya.tv/tr/AlanyaTarihiYerler/AntikKentler-%C5%9Eehirler/IotapeAytapTarihiLiman%C4%B1/
- [3] Antalya Kültür Envanteri, (Alanya),2003, sf. 44-45;
- [4] Alanya Tarihi , Müzeleri ve Ören Yerleri, Alanya Müze Müdürlüğü, 1998,1. basım. sf.12.
- [5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Iotape
- [6] https://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,44881/iotape.html
- [7] https://tr.wikipedia.org/wiki/Iotape
- [8] https://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,44881/iotape.html
- [9] https://turizmindeksi.com/tr/gz_icerik.asp?id=404