İnsana en ağır gelen şey şu yalan dünyada
Hakikatten ayrılmadan iz bırakmak hayata
Kolayı seçer her zaman âdemoğlu tercihen
Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyayı ister hepten
Yaradan’ı unutup da kula ram olur mahlûk
Dünyalık menfaatlerin kuklası olur kulluk
Çehrelerinden yok olmuş çiğ nursuz halleriyle
Duygusuzlukta yol almış fütursuz halleriyle
Korkularından da korkan sefiller sefili ins
Acziyetinden haberi olmayan garip bir cins
Farkında değil uçurum dibinde olduğunun
Gönül gözünü gerçeğe kapalı tuttuğunun
Şeytana bile pabucu ters giydiren nefsin kulu
Günahı bal şerbet sanıp hazmeden insanoğlu
Unutmuş iki kapılı handa konukluğunu
Düzeltmek için çabası da yok yamukluğunu
Her şey boş oysa nedir bu dünya mücadelesi
Anlaşılmaz bu beşerin dünyayla meselesi
Herkes tutturmuş bir kavga derdi maişet ismi
Kimin hakkını gasp etsem diye düşünür cismi
Doymaz zenginin gözü hep daha fazla ister
Fakirin rızkında dahi gözü vardır yetmez der
Aç gözüyle kardeşliğe bomba koyar kökünden
Birbirlerine düşürüp de beslenir küskünden
Parazit vampir gibi kan emerek devam eder
Ahirini düşünmeden ömre sanki yok mahşer
Dünyadaki cehennemin kaynağı bunlar oysa
Vicdan merhamet nedir bilmez ortaya koysa
Doğa kanununda güçlü daima haklı mıdır
Güçlü olmanın altında zulüm hep saklı mıdır
Dünyanın sonu yaklaştı hala insanlık denen
Meçhul ne yazık ki gönül hanesinde yok aslen
Allah’ın adaletini unutmamak gerekir
Azabın şimşeklerini hiç tutmamak gerekir
İnsanlığını unutan insan Hakk’a havale
Topraktan gelip dönecek toprağa ektiğiyle
26.03.2017 Karacasu / AYDIN
Hakan SUNA