İnsan İşte Yorulur Ve Kavrulur

İnsan yorulur terk edip gittiklerinden
Kapalı kapıların üstüne örtülmesinden
Ağlarken gülmemesinden ölmemesinden
Elbet insan yorulur ve kavrulur
Bir çift gülen göz ararken
Gülümseyen bir gamze ararken
Gönül kapısını aralarken
Bir çift gülen göz bulamamaktan
Gülümseyen bir gamze bulamaktan
Gönül kapısı kapatılmış açamazken
İnsan yorulur kavrulur ve yok olur
Elbet insan yorulur ve kavrulur
Karışsam rüzgârlara yorulmaktan kurtarır mı?
Götürümü beni dinç gençliğimin geçmişine
Gülümseyen gülümseten delikanlılığıma
Bulur muyuz gülen bir çift göz
Gamzesinde gülücükler yetiştiren bir güzel
Yoksa yine yorulur muyum kor alevim sönmüş
Bulur muyum sarılsam esen rüzgârın hoyratlığına
Yoksa bulamazsam bitkin mi düşerim
Bir daha kalkmamak adına
Ah işte böyle yorulur insan
Yük taşımaktan değil
Terk edilirken
Gülümsemeye çalışırken sırıttın diye
Koşarken kaçtın diyen sözlerden
Ararken bulamamaktan
Buldum derken yanılmaktan
İnsanı neden çok yorarlar
Zevk mi alırlar neşeyle
Yorulur insan yorulur kor olur
Çekmeli bu bedenin fişini
Unutmalı tüm gönül dünya işini gidişini
İnsan yorulur kavrulur ve yok olur
Elbet insan yorulur ve kor olur kavrulur
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-